“Çiçek kelebeği zihinsiz çağırır;
Kelebek çiçeğe zihinsiz gelir.
Çiçek açar, kelebek gelir;
Kelebek gelir, çiçek açar.
Ben bilmem başkalarını,
Başkaları bilmez bizi.
Bilmeyerek izleriz doğanın seyrini.”
– Ryokan
“Çiçek kelebeği zihinsiz çağırır;
Kelebek çiçeğe zihinsiz gelir.
Çiçek açar, kelebek gelir;
Kelebek gelir, çiçek açar.
Ben bilmem başkalarını,
Başkaları bilmez bizi.
Bilmeyerek izleriz doğanın seyrini.”
– Ryokan
Jerzy Kosinki kitabının uyarlama filmidir. Dışarıdaki hayatı televizyonlardan tanıyan, okuma yazma bilmeyen, geçirdiği bir hastalıktan dolayı aklı az gelişmiş bir bahçıvanın Amerikan başkanının hayatına uzanan ironik hikayesi. Bahçıvan Chance, çalıştığı ev sahibi ölünce kendini dışarıda bulur. Dışarıya adımını attığında bir kaza onu bambaşka bir yolculuğa sürükler. Sakinliği, az konuşması ve karşılaştığı her insanı onaylaması onu bir mesih gibi ülkenin gündemine oturtur. Kosinki bu yapıtıyla, materyalist Amerikan burjuvasine iyi bir hiciv örneği sunmuş ve unutulan masumiyeti hatırlatmaya çalışmış olabilir.
Yazar ve konuşma uzmanı Dorothy Sarnoff, eski ve sevimli bir öykü anlatıyor. Küçük bir kız, bir yontucunun mermer bir blok üzerinde çalışmaya başlamasını seyretmektedir. Birkaç hafta sonra çocuk geri döndüğünde bir aslanın biçimlenmeye başladığını görür. Şaşkınlıkla başını çevirerek sanatçıya sorar: "İçinde bir aslan olduğunu hep biliyor muydun?"
Hepimizin içinde, ergen çocuğumuzla iletişimimizi olumlu yönde değiştirecek daha iyi bir benlik bulunduğuna inanıyorum. Onu nasıl bulacağız? Aile ilişkilerimizde, bu benliğe ait olmayan her şeyi yontup atacağız. Pratikte, dikkatli iletişimin kuralları bir çekiç ve keski aleti olacak. Sizin ve çocuğunuzun derinlerindeki gerçek başyapıtı keşfetmenize yardım edecekler. Bu kitap dikkatli bir iletişim kurma sanatı üzerine teori ve pratiği bir arada sunuyor. Teori ve pratik her zaman farklı olsa da, farkındalık yaratmak ve üst bilinç geliştirmek adına bu tür kitapların faydalı olduğunu düşünüyorum.
Sayfayı çevirmeden önce sebat ediniz, öteki gün için sebat ediniz...
(.......)
Protarkhos- Güzellik, gerçek ve ölçüden söz ediyorsun değil mi?
Sokrates- Evet. Ama önce gerçeği ele al, Protarkhos. Gerçeği al ve bu üç şeye, zekaya, gerçeğe ve haz duygusuna bir bak. Sonra, uzun uzun düşün ve kendi kendine, hazla zekadan hangisinin gerçeğin yakın akrabası olduğunu söyle.
Protarkhos- Bununla zaman yitirmeye ne gerek var? Bence ikisi arasındaki fark, büyüktür. Gerçekten haz, dünyanın en yalancı şeyidir ve hep derler ki, en büyükleri sayılan aşk hazlarında işlenen, yalan yere yemin etme ya da yeminini bozma günahını tanrılar bile bağışlar. Çünkü hazlar, çocuklar gibi, her tür zekadan yoksundur. Zekaysa, tersine, ya gerçekle aynı şeydir ya da ona en çok benzeyen, en gerçek olan şeydir.
Sokrates- Bundan sonra, ölçüyü ele al ve bunun hazda mı bilgelikten daha çok, yoksa bilgelikte mi hazdan daha çok bulunduğunu anlamaya bak.
(.........)
“Bir şeyde ölçü ve oran yoksa, bu durum onu ve izleyenleri yok eder.”
20.12.2022
2022 hayallerimden birini yıl sonlanmadan gerçekleştirdim.
Evgeny Grinko konserine gittim.
Ekibi ve sahne performansı bambaşka bir boyuttu.
Onunla fotoğraf çektirmek için sıraya bile girdim:)
2022'nin en uzun gecesi benim için 20 aralıktı.
Teşekkür ederim.
“Her imge, dünyanın gerçekliğinden bir şeyler götürmeli, her imgede bir şeyler kaybolmalıdır… Sanatın ve ayartmanın sırrı budur. Michaux’nun sözleriyle, sanatçı “hiçbir iz bırakmama yönündeki temel itkiye var gücüyle direnen” kişidir.” (Baudrillard, Sanat Komplosu)