15 Şubat 2020 Cumartesi

Cahil Hoca- Jacques Ranciére

- 0 yorum



Belçika’da Fransız edebiyat okutmanı olan Jacotot, tek kelime Fransızca bilmeyen Flamanlara hocalık etmek zorundadır. Bu sırada Fenelon’un iki dilli Telemak kitabı eline geçer. Bu kitap kılavuzluk edecektir onlara. Bu süreçte Jacotot hoca iktidarını reddeder, zekaların eşitliğini ve öğretenle öğreneni sorgular. Eğitim felsefesini sevenlerin hoşuna gidecek bu kitap özellikle klasik eğitim yöntemlerine farklı eleştiriler getiriyor...

***
“Öğrenmek ve anlamak aynı tercüme edimini ifade etmenin iki yoludur. Metinlerin berisinde, kendini ifade etme, yani tercüme etme isteğinden başka bir şey yoktur. Sözün gücü ile hocanın iktidarı arasında nasıl bir ilişki var?”

“Deha dediklerimizin de sırrı budur: bedeni zorunlu alışkanlıklara uydurmak için; rastlantının ürettiğini bilerek yeniden yapmak ve kötü koşulları başarı fırsatlarına döndürmek için bıkıp usanmadan çalışmak.”

“Bir insanın kendisine cevap veremeyen başka bir insanla konuştuğu yerde akıl kaybolur.”

"Özgürleşmiş birinin asıl kadir olduğu şey özgürleştirici olmaktır: bilginin anahtarını vermek değil, bir zekanın kendini başka her zekaya ve her zekayı da kendine eşit gördüğü zaman ne yapabileceğinin bilincini kazandırmaktır."

"Başkasını özgürleştirebilmek için önce insanın kendisinin özgürleşmesi gerekiyor."

"Kendini küçümseme her zaman için aynı zamanda başkalarını küçümsemedir."

"Başkalarını en iyi boyun eğdiren kişi aynı zamanda en iyi boyun eğendir."
Devamı >>

10 Şubat 2020 Pazartesi

Alacaceren- Nezihe Meriç

- 10 yorum


Dağılmış bir ailenin iki çocuğu, Bengi ve Gün... 
Dedelerinin yanında, ailelerinden kalan yaşanmışlıkları sorgulayan, yazar olmak isteyen Bengi’nin her sabahı anlamlı kılma mücadelesi... 
Onun yazdığı roman taslağının içinden geçip, bir çocuğun naif dünyasına yansıyan aile içi ilişkileri okuyoruz...


Öyküleriyle tanıdığım Nezihe Meriç bu sıcak romanını yaşadığı dönemde kullanılan ‘nehir roman’ şeklinde yazmak istemiş fakat tamamlayamamış. -nehir roman- önceden birbiriyle bağlantılı kitaplar hakkında kullanılan bir terim. Günümüzün seri romanları gibi diyebiliriz...

_________________________________________________________________

 “Her ilk roman, biraz yazarının yaşam serüvenini gözden geçirmesi gibi bir şeydir. Çok şey taşır yazarın yaşamından. Sonraları, gözlemler birikip çoğalır, deneyim artar, o zaman başka kişiler, başka dünyalar da yaratılmaya başlanır.”


“Ben, yaşamımdaki pek çok şeyi, anımsamak, anlatmak, yeniden yaşamak için yazmak istiyorum.”
Devamı >>

9 Şubat 2020 Pazar

hint felsefesi

- 8 yorum


Hint Felsefesinin dört kuralı:

- Karşına çıkan kişiler her kimse doğru kişilerdir. (Sorgulama)

- Yaşanmış olan her ne ise sadece yaşanabilecek olandır. (Pişman Olma)

- İçinde başlangıç yapılan her an doğru andır. (Erteleme)

- Bitmiş olan her şey bitmiştir. (Üzülme)


Devamı >>

4 Şubat 2020 Salı

İkigai- Hector Garcia& Francesc Miralles

- 8 yorum

İki yazarlı araştırma türü kitapları okumayı tercih etmem. Fakat söz konusu Japonlar olunca bu fikrimi değiştirip İkigai kitabını okudum. İkigai kabaca ‘kendini meşgul ederek mutlu olma’ anlamına geliyor. Japonlar herkesin bir ikigaisi olduğuna inanır ve onların her sabah yataktan kalkmaları için bir sebepleri vardır.

Kitapta yaşlanırken genç kalma sanatından, yaşlanma karşıtı sırlardan, logoterapi gibi farklı psikolojik tekniklerden, akışı ve an’ı her uğraşta yakalamaktan bahsediliyor. Japonya’nın asırlık isimlerinden öğütlere, doğudan uzun ömrü destekleyen egzersizlere yer veriliyor.

Yaşamın zorluklarından kaçmak yerine onlarla yüzleşmeyi zengin örneklerle anlatıyor İkigai...
________________________________________________

“Geçmiş ya da gelecekle ilgili endişelenmek yerine, şu anda olanı takdir etmeliyiz.”

“Hayatımızın anlamını biz yaratmayız, onu keşfederiz der Sartre.”

Kendi ikigainizi keşfetmeniz dileğiyle 💙
Devamı >>

28 Ocak 2020 Salı

Yağmur Akşamları- Selim İleri

- 10 yorum

“Uydurduğun denize bakıyorsun. Uydurduğun denize güneş yansımış. Güneş yansımaları, altın, gümüş, bakır çalığı yaldızlar serpiştiriyor denize. Uydurduğun denize baktıkça iyileşeceğini sanıyorsun.”

“Bana öyle geliyordu ki, dünyada tek bir kitap vardır, hiçbir zaman noktalanmayacak tek bir kitap. Bütün yazılar, bütün yazdıklarımız o kitaba aittir.”

“Hiçbir zaman kırlangıç halim olmadı. Fakat hatırlamaya katlanamıyorum. Kırlangıçları değil; hayatı.”

“Seslerimiz, çoktan beri, susanların sesi.”

“Başa dönelim biraz da,
Hep başa döneriz;
Belki bir çay bardağına,
Sıcaklığa, tutuşa, dokunuşa,
Ne güzel anımsarız geçmişi,
Kendi yalnızlığımızla.
Tek bildiğim kendimdir,
Ve kendim, belki hiç bilmediğim,
Nasıl da eskimiştir."

                                      -Metin Altıok
Devamı >>

25 Ocak 2020 Cumartesi

İşe Yarar Bir Şey, 2017

- 10 yorum

Bir anlığına, insanı tüm kalıplarından çıkarıp onun yaşadığı sorunları, en sade ve anlaşılabilir bir şekilde anlatabilsem keşke.

Hepimizin ortak dertleri ne? Yaşadığımız tecrübeleri kutsallaştırmadan hayatımıza katmak mı ya da güzel yaşlanmak mı? Ortaya işe yarar bir şey mi koymak? Var olduğunu hissettirecek işler mi yapmak? Yoksa sadece ezbere hayatlarımız neyi gerektiriyorsa onu yaşamak mı?


İşe Yarar Bir Şey, Haydar Paşa Garı’ndan beni aldı. Hikayelerin ve şiirlerin peşinden tutkuyla giden Leyla’nın, başka hayatlarla kesişen yolculuğuna bıraktı. Trendeki vagonlardan dizeler havalandı. Barış Bıçakçı’nın şiirlerine rastladığım, şiirlerinde duygularımı bulduğum sakin bir filmdi. Yönetmen Pelin Esmer’in daha önce Gözetleme Kulesi filmini izlemiştim ama bu filmi daha çok beğendim...




"Beni çocukken bir fotoğraftan çağırdılar,
Vardığımda hüzünlü bir genç kadındım."


Devamı >>
 
Copyright © 2010-2014. maviye iz süren - Konular · Yorumlar
Düzenleme: Ferhat Bayram