23 Mayıs 2015 Cumartesi

Dublinliler - James Joyce


"Hayatta yürüdüğümüz yol böyle birçok acılı anıyla döşelidir. Eğer hep bu düşüncelere dalıp gidecek olsaydık, yaşayanlar arasında işimizi cesaretle yapacak yürekliliği bulamazdık. Hepimizin yaşayan ödevleri ve yaşayan sevgileri var. Ve bunlar haklı olarak, bizim zorlu çabalarımızı talep ediyor."

"İçinden şiirle anlatmak istediği öyle çok ruh hali ve izlenim vardı ki. İçinde duyuyordu bunları. Bir şair ruhu olup olmadığını anlamak için ruhunu tartmak geldi içinden. Mizacının vurgulu noktası melankoli idi, kendi yorumunca, ama gelip giden bir iman ve kendini bırakma ve sade bir sevinçle dengelenen bir melankoli. Bir şiir kitabında bunu dile getirebilse belki de insanlar ona kulak verirdi."

"Bazı anlar kendim de anlayamadığım garip dualar ve övgüler arasında adı dudaklarıma kadar gelirdi. Gözlerim çok zaman yaşla doluyor (neden bilmiyordum) ve zaman zaman yüreğimden bir sel göğsüme taşıyordu. Gelecek üstüne pek düşünmüyordum. Onunla konuşup konuşmayacağımı, konuşursam da, bu karmakarışık hayranlığımı ona nasıl anlatacağımı bilmiyordum. Ama bedenim bir arp ve onun sözleri ve jestleri teller arasında gezinen parmaklar gibiydi."


Dublinliler, James Joyce'un bütün hikayelerinin toplandığı bir kitap. Hikayelerin sıralanışı doğum, çocukluk, yaşam, yetişkinlik, yaşlılık, ölüm gibi bir sıra ile verilmiş gibidir. Kız kardeşler, Bir Karşılaşma, Araby adlı ilk öyküler çocukluk üzerine yazılmış. Bunlardan sonra, gençlik ve orta yaşlılık üstüne dörder hikaye geliyor. Son dört hikaye ise, toplum hayatıyla ilgili ve bunlardan en sonuncusunun adı da, Ölüler.

Hayat içinde ölüm, yaşarken ölmüş olmak gibi gerçekler hikayelerde işlenen ortak temalar. Özellikle çocukluk üzerine yazılan hikayelerde sığ ve bencil bir şekilde karakterleri çizilen büyükler o muhitte yaşamışların temsili gibidirler. Joyce, Dublin sokaklarını, çarşılarını sözcükleriyle resmederken oradaki yaşamların hepsinden küçük kesitler sunuyor. Bunu o kadar çarpıcı ve gerçekçi betimlemelerle yapıyor ki, o sokağın bir parçası oluyorsunuz okurken. O sokakları örneğin Grafton Caddesi'ni karış karış gezmeliyim diyorsunuz. Kahramanların çoğu orta sınıftan, dini, milli geleneklerle ve mekanikleşmiş duygusallıklarla bütünleşmiş durumda. Joyce onların bu durumunu teşhis ederken, gerçeklerini dillendirirken taşralığa baş kaldırıyor gibidir.

8 yorum:

  1. Bu ara ne çok kitap okuyorsun maşallah, içim gidiyor valla benim de eskisi gibi okuyamıyorum.
    Kekini yapmışsın yanına da bir sütlü kahve ahh ahh :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kitaplara iyi sardım bu ara, okursun sen de,
      kakaolu kek evet yanındaki kervansaray kahvesi bahsetmiştim sana :)

      Sil
  2. Yaşamda ki en güzel şey bence kitap okumak. Yeni dünyalar, bilmediklerini öğrenmek, görme isteği her şey bir kitapla mümkün.
    Maeve Binchy hayranı olarak her zaman merak ettiğim yerlerden biri olmuştur Dublin. O romanlarda ki dostluklar, insanlar dilerim hala vardır.
    Sevgiyle kalın.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kitaplarla dünya yolculuğu yaşantı zenginliği o akışın içinde bir yer edinebilmek dediğiniz gibi çok özel.
      Binchy biliyorum severim.. insanın okuduğu yerlere soluğunu katma özlemi evet. o insanları yaşatmak dileğiyle..
      sevgilerimle..

      Sil
  3. bir türlü edinemediğim bir alışkanlık kitap okumak :( evdeki işler , çalışma hayatı derken zaman geçiyor..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hayat telaşesi bazen engelleyebiliyor mervecim :)

      Sil
  4. Bu aralar ne çok kitap okumuşsun hakikaten. Ve okuduğun kitapalrın hepsi birbirinden güzel.

    YanıtlaSil