Gaston Dachelard’ın, “Yaşamın ilk çabası kabuk oluşturmaktır” sözüyle başlıyor Nohut Oda...
Kalanlar öyküsünde, başka yere gidenlerin ardından yaşanan ayrılık acısı, hatıralarda yaşayanların gösterdiği yaşamperver çabalar ve hissedilen yalnızlıklar;
Son Bir Çay öyküsünde, annesini kaybeden bir adamın eski sevgilisinde anne boşluğunu kapatma çabaları ve kendi kendini tüketen, tüm yolların bittiği bir ilişkinin ayrılıkla hizalanması;
Annemin Çadırı öyküsünde, apansız yaşanan bir depremin ardından parktaki bir çadırda kendi özerkliğini ilan eden bir annenin ailesine yabancılaşması;
Görüşürüz öyküsünde, ailesini terk eden bir babaya duyulan özlem;
Kız Kardeşim Handan öyküsünde, genç yaşta annelerini kaybeden iki kardeşin bu gerçeği farklı şekillerde kabullenmeleri anlatılıyor...
***
“Sonuçta her şeyin değil ama pek çok şeyin gerçekliği senin kendini neye inandırdığınla ilgiliydi.”
“İki yeniyetmeyiz şimdi. Çok sevmenin, ölüp bitmenin, birbirini zalimce hırpalamanın büyük yangınından uzakta, serin bir yerindeyiz artık hayatın. Aramızda birkaç santim var. Ama birimiz uzanıp diğerini öpüverecekmiş gibi bir yakınlık değil bu. Bilakis, artık hiç kısalmayacak bir mesafe aramızdaki. İkimizin de korumaya sessizce mutabık kaldığı bir mesafe.”




