12 Ekim 2019 Cumartesi
Woman at war- 2018
Müzik öğretmeni olan Halla, farklı çevreci eylemlere katılan bir aktivist.
Yerel bir alüminyum fabrikasının elektrik tellerini sabote ederek onlara, tek başına bir savaş açıyor.
Bu arada yıllar önce başvurduğu evlatlık edinme konusuyla ilgili farklı gelişmeler oluyor.
İşte bu farklı olaylar zincirinde Halla, pes etmeden, umudunu uykuya yatırmadan, savaşmaya, farklı yollar aramaya devam ediyor.
Türkçe'ye ismi, Bir Dağ Kadını olarak çevrilen filmi ben sevdim :)
İzlanda'nın doğa manzaralarına bayıldım, filmde paylaşılan müzikler de çok tatlıydı, seni de çok merak ediyorum İzlanda :))
Özellikle son sahne 💙
Halla'nın bindiği otobüs sel sularına kapılınca Halla, yolcularla aşağıya iniyor ve diğer yolcularla sel sularının içinde yürümeye başlıyor. Yaşadıkça mücadeleye devam, evet:)
Çok güzel bir hafta sonu olsun 💙
10 Ekim 2019 Perşembe
bir gezgin hüznü
kanayan
son şiirimi,
bir
kaplumbağaya okudum.
dünya
sert terslemişti onu,
ondandı
topraktaki bu tersliği,
üzgünlüğü,
çaresizliği…
tırtıklı
kara karnına,
parmak
uçlarımla dokundum.
sonra
kabuğundan tutup,
eski
haline çevirdim onu.
tuhaf
bir rüyada kalmış gözlerime,
derince
baktı.
güz
rüzgârı ovadan indi,
savurdu
saçlarımı.
ben
senin küçük ellerinin sıcağındaydım,
kırık
kalbinin fersah fersah ötesinde.
yenilenmiş tüm sözlerinde,
büyük
bir kusur oldum sadece.
kendi
gerçeğini arayan bir gezginin,
göz
göz olmuş hüzünlerinde kalakaldım…
Bahar Uysal
8 Ekim 2019 Salı
Asker Daha Fazla Elliott Smith Dinlemek İstemiyor - Utku Yıldırım
Merhabaaa :)
Nasılsınız? Ben çok yoğunum bu ara. Ev taşıma telaşına düştüm. Bir yandan da okul ve çocuklar derken zaman nasıl geçiyor anlamıyorum :)
Bugün Bodoslamadan Kitap blogunu beğeniyle takip ettiğim Utku Yıldırım'ın "Asker Daha Fazla Elliott Smith Dinlemek İstemiyor" adlı kitabıyla geldimmmm :)
‘Geride bir şeyler bırakmak için değil, zamana meydan okumak için değil, evrenin bir ucuna kendimi sabitlemek için değil, bilmediğim bir şey için yazıyorum...’
-İçinde içindekiler vardır- diye adlandırılan son öyküde bu şekilde ifade edilmiş, yazma kaygısı... Bu öykü öteki öykülerin birbirine dönüşme şekline bir gönderme olacak bir özellikte diyebilirim...
Diğer öyküler de gerçekle kurmacanın birbirine geçtiği olaylar üzerinde zeminini hazırlıyor... Geçilmesi zor aşklara yolculuklar, yasaklı şarkılar, askerdeyken Elliott Smith’in meşhur duvarının önünde nöbet tutttuğunu düşünen bir askerin şarkısı bitene kadar duyumsadıkları, yaprakların seslerinde karanlığın serbestliği, bilincin nasıl işlediğini sorgulamaya dönük öyküler; yaşanılanın izlerini yok etmek için yazılmış gibi...
“İnsanın geçmişini tek başına inşa etmesi gerek, haliyle acısını da.”
.
“Hafıza tekrardan doğanı başkaya katma çabasıdır.”
3 Ekim 2019 Perşembe
Edebiyatist 25. sayı
Selammm :)
Edebiyatist Dergisi'nin 25. özel sayısında "Adacıklar" adlı öyküm yer aldı.
Sevgiyle kalın 💙
27 Eylül 2019 Cuma
aykırı
"Her şey olanaklı, aynı zamanda hiçbir
şey olanaklı değil; her şeye izin var, aynı zamanda hiçbir şeye izin yok.
Hangi yönü seçerseniz seçin, ötekilerden daha iyi olmayacak. İster bir
şey yapın ister hiçbir şey yapmayın, ister inanın ister inanmayın, hepsi bir
—tıpkı çığlık atmakla susmanın aynı kapıya çıkması gibi. Her şeye bir neden
bulunabilir, aynı zamanda hiçbir şeye bulunamaz. Her şey hem gerçektir hem
de gerçek dışı, hem mantıklıdır hem de saçma, hem görkemlidir hem de yavan.
Ne herhangi bir şey başka bir şeyden daha değerli, ne de herhangi bir
düşünce başka bir düşünceden daha iyidir. Neden üzüntümüze
üzülüp, sevincimize sevinelim? Hazdan ya da acıdan gözyaşı dökmemizin ne
önemi var? Mutsuzluğunuzu sevin, mutluluğunuzdan nefret edin, her şeyi
birbirine karıştırın, allak bullak edin her şeyi! Rüzgârın savurduğu bir
kar tanesi ya da dalgaların taşıdığı bir çiçek gibi olun. Gerekmediğinde
direnin, direnmek gerektiğinde ödlekleşin. Kim bilir, belki kazanan siz
olursunuz. Ayrıca yenilmenizin ne önemi var? Şu dünyada kazanılacak ya da
yitirilecek bir şey var mı ki? Her kazanç bir kayıp, tıpkı her kaybın bir
kazanç olması gibi. Neden sürekli kesin bir tutum, açık seçik
düşünceler, akla yatkın sözler bekliyoruz? Bana şimdiye dek sorulan -ya da
sorulmayan- tüm sorulara yanıt olarak ateş püskürtmem gerektiğini
düşünüyorum."
- Emil Michel Cioran, Umutsuzluğun Doruklarında
24 Eylül 2019 Salı
Sevdiklerini Öldür, 2013
"Hayat doğumla ölüm arasında sıkışmış bir çember gibidir. Kalıplar, döngüler... Birisi gelir ve bu çemberi kırar ve dünyayı genişletir. Bozulma gerçekleşir..."
"Kendini tanı ve kendini takma!"
"Yeniden doğman için önce ölmen gerekiyor."
"İlk düşünce en iyi düşüncedir."
"Bütün iyi yazarlar siperlerin ardındadır."
Beat kuşağının doğuş hikayesini anlatan, tüm korumacı kalıplara karşı gelen cesur bir film. Kadrosu iyi. Jack Kerouc, William Burroughs ve Allen Ginsberg gibi yazarların geçtiği yollara çakılan bir selam. Allen'ın Howl ulumasını da üstüne dinlerseniz, uçuş modundan çıkmanız güçleşebilir :)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




