9 Eylül 2019 Pazartesi

Toplu Öyküler II - Tomris Uyar



Nezihe Meriç’in öykülerinin toplandığı seçki bir kitapla selamlıyorum sizleri 😍

Toplu Öyküler II , Nezihe Meriç'in Duman altı kitabı ve 1990 Sait Faik öykü ödülü almış kitabı Bir Kara Derin Uyku'dan derlenmiş öykülerden oluşuyor.

Bu öyküler yetmişli seksenli yıllardaki siyasi çalkantıları, bu durumdan doğrudan etkilenen insan tiplerini, kadın erkek ilişkilerini, kuşak çatışmalarını ve insanın içsel özgürlük arayışlarını kapsıyor. Kendi kurallarıyla, gerçekleriyle var olmak isteyen insan çabası belirginleşiyor her öyküde.

Anlatımı yalın, açık ve betimlemeleri çok güçlü. Hal böyle olunca kah begonvil kokan bir Bodrum sokağında var oluyorsunuz; kah bir rakı sofrasında tüm gizli yanlarını ele veren bir adamın hayatına dalıyorsunuz. Benim çok hoşuma giden bir farklılıktan da bahsetmeliyim size. Bazı öykülerin içinde öykü yazması, yazarken nasıl bir yol izlediğini paylaşması çok içten geldi bana. İç monolog ve bilinç akışıyla yazılmış kısımların da ağır bastığını hatırlatayım sizlere ☺️ Bazı okurlar bilinç akışı tekniğinde kitaba yoğunlaşamıyor o yüzden hatırlattım :)

Türk edebiyatının okunması gereken isimlerinden biri😍
Sevgiyle kalınnnnn💗


7 Eylül 2019 Cumartesi

Son Gemi Dergisi 58. sayı



Merhabaaa :)

Son Gemi Dergisi 58. sayıda "Kırık Şamdan" adlı öyküm yer aldı.

Okumak isterseniz:

http://songemidergisi.com/kirik-samdan-bahar-uysal/

Sevgiyle...


1 Eylül 2019 Pazar

Mine Söğüt - Gergedan


Okuduğum ilk Mine Söğüt kitabı, Gergedan . Bahadır Baruter’in resimleriyle öyküler bütünleşmiş. Yaşadığımız zamanın, ailenin, ahlakın, inancın, devletin kısacası insanlığın içinden sert bir fırtınayla geçen öyküler. .
Öğrenilmiş çarelerimizle, öğrenilmiş çaresizliklerimizle, doğru sandıklarımızla, bilinçaltımıza attığımız yanlışlarımızla kendi yarattığımız kafeslerin farkına varmamızı sağlıyor. Susmanın ve katlanmanın her şeyi daha da zorlaştırdığını bunun aksine aklın sınırlarını zorlamamız gerektiğini salık veriyor. .

Yüksek gerilimli bir dil, ruhunuzun dinginliğini çarpıcı yüzleştirmelerle paramparça edecek.
〰️〰️〰️〰️〰️〰️〰️〰️〰️〰️〰️

“Korku nedir, artık hiç bilmiyorum. Bildiğim tek şey… Bu hayat bir ada… Hayırsız bir ada. Bizi ta ne zaman atmışlar bu adaya. Birbirimizi yiyoruz iştahla.”

“Kabul ettiğin şeylerden kendine bir kumaş gibi dokursun hayatı.”

“Kendimi biri zannettiğim için düştüğüm derin kuyuda alamadığım nefes benim kendi kafesim.”



Sevgiler🌻

30 Ağustos 2019 Cuma

Mavi Dergi


Mavi Dergi 10. sayısında "Çocuk" adlı yazımda soyut bir düzlem içinde çocuk istismarını yazdım.

Sevgiler...

28 Ağustos 2019 Çarşamba

Karayel Üşümesi - Berna Durmaz


Karayel Üşümesi, anı olarak yoğunlaşmış yaşamın izlerinden, biçimsel olarak kısa ama içerik olarak hacimli öyküler sunuyor okuruna. Dünya halinin saptanabilir noktalarını çıkarıyor bu öyküler.
.
Defolu ilişkilerin içinde yaşanan aldatmayı, küçük yerlerden büyük kentlere yapılan zorunlu göçleri, hayat gailesinin ortasında, insanın çatlaklarından sızan aykırı saplanışları, anıları, arayışları, hayatın son deminde dünyanın olağan ritminden uzaklaşan insanları; şiirsel ve işlek bir dille okuyoruz bu öykülerde. “Sarmaşık” ve “Yazımız” adlı öyküler favorim oldu😊
__________________________________________

🌾”Ah, dedim pencereden çekilirken, ben senin o gencecik süt çiçeği bakışını alsam, koysam başucuma süs diye, birkaç gün belki birkaç gece daha kayarız başka bir aleme. Sonra biz de toslarız buranın destursuz duvarına. Ne yıkılır ne yok olur. O vakit acır senin de gülüşün. Bu hep böyle olmuştur.” (S.62)
.
.
Kitapla ve ışıkla kalın 💙

21 Ağustos 2019 Çarşamba

Kırmızı Saçlı Kadın - Orhan Pamuk


Batı’nın efsanelerinden biri olan Sophokles’in Kral Oidipus’u(babayı öldürmek) ve Doğu’nun efsanelerinden biri olan Firdevsi’nin Rüstem ve Sührab’ı (oğulu öldürmek) Kırmızı Saçlı Kadın adlı romanın ana izlekleri arasında yer alıyor.
.
Seksenli yıllarda İstanbul’un yakınlarında bir kasabada kuyu kazan Mahmut Usta’nın çırağı Cem’in, kasabaya gelen bir tiyatrocu kadına olan aşkı; onu rastlantılarla dolu bir yolculuğa sürükler...
.
Kitapta, babalar ve oğullar arasındaki, itaatsizlik, kendini gerçekleştirme mücadelesi, otorite ve güç arayışı tartışılan konulardan. .
Hayatlarımız yıllara meydan okuyan efsanelerin tekrarı mıdır? sorusu meşgul etti kafamı. Efsaneler ile hayat arasındaki yakınlığı irdeleyen, hayatın tekrarlayan trajedisinden her zaman etkilenen yaşamlar dizisi ve insan manzaraları sunulmuş kitapta.
.
Orhan Pamuk, iyi bir edebiyat kaşifi. Bu kitabı, iki günde bitirdiğim en akıcı kitabı oldu, çok sevdimmmm😍❤️🌹
_______________________________
🌸”Göğe çıkıp yıldızların ışıltısına ulaşmak yerine, şimdi üzerinde uyuduğumuz toprağın içine girmeyi hayal etmemiz doğru muydu?”
.
🌸"Herkes gibi olmak için her şeyi unutup hiçbir şey olmamış gibi yapmalıydım. "
.
.
Sevgilerimle 💕