28 Kasım 2017 Salı
soru :)
Merhaba :)
Arkadaşlar izleyici bölümüne yeni gelen arkadaşların blog adresini ben göremiyorum, o yüzden takibe alamıyorum.
Yeni izleyicilerinizin blog adresini nasıl buluyorsunuz?
Sevgiler
21 Kasım 2017 Salı
Martin Eden - Jack London
"Ne söylediğinizden çok nasıl söylediğiniz önemli."
"Kitaplar okudun ve okudukça yalnızlaştın. Bu gece sana kitap okuyan başka insanlar göstereceğim, böylece artık yalnız olmayacaksın."
“Her şeyin derinine inen bir insan, ama derinliklerde gördüğü şeyler onu öylesine korkutmuş ki, bunları hiç görmediğine inandırıyor kendini.”
"Bir kütüphane dolusu yazı yazıp kendi yaşamını yitirince ne kazanır ki insan?"
"Hayat iyi kartlara sahip olmak değil,bazen kötü bir eli iyi oynama meselesidir."
"Yazıların senin oyuncağın nihayet."
"Görmek hoşuma gidiyor, daha fazlasını görmek, daha farklı görmek istiyorum."
"Kitaplarda bulduğu güzellik ve düşünce üstünlüğü onu soylulaştırmıştı."
"Yaşanmış günler yaşanacak günlerin içinde erir, saatlerin günün içinde, haftaların ayların içinde eridiği gibi."
"O bir arptı; yaşadığı bütün hayat ve sahip olduğu bilinç, tellerindeydi. Akıp giden müzik bu tellere çarpıyor ve onları anılarla, düşlerle titretiyordu. Hissetmekle kalmıyordu; hisleri şekil, renk ve ışığa bürünüyor, hayal etmeye cüret ettiği her şey muhteşem ve büyülü bir şekilde maddeleşiyordu. Geçmiş, şimdiki zaman ve gelecek bir araya geliyordu."
*****
Jack London'ın okuduğum en iyi romanı.
Romanın yarı otobiyografik bir yönü de var.
Romanın yarı otobiyografik bir yönü de var.
London, Martin Eden bireyci ama ben sosyalistim diyor.
Kitapta aşk, yazarlık tutkusu, öğrenme, bireyin kendini yetiştirmesi, sınıf farklılığı, insanın kendine inanması gibi konuları kusursuz bir şekilde aktarmış.
Mutlaka okunması gereken kitaplardan.
13 Kasım 2017 Pazartesi
Bir Delinin Güncesi - Aslı Erdoğan
“Yazan herkese sorulur: Neden yazıyorsun? Kolayca kabul gören yanıtlar şunlardır: Bu bir yaşama biçimi, varoluş biçimi, varoluş mücadelesi. Benim ezberim ise şöyle: Kendi sesimi duymak için…”
“Dünya dediğin camda bulanık bir imgeden başka nedir ki! Lekeli, çok lekeli, hiçlik üzerine uzun bir şiir…”
“Senin yaptığın bir tür dilencilik aslında, yaralarına herkesten fazla sadaka istiyorsun.”
"Hayat denen uçsuz bucaksız acıklı kitapta bütün sözcüklerin dipnot gibi kaldığını hiç düşündünüz mü?"
Aslı Erdoğan'ın okuduğum ilk deneme kitabı.
Bu denemeler, gazetede yazdığı köşe yazılarından derlenmiş.
Gündelik hayatta yaşanan gerçek, acı yüklü olaylardan bahsediyor, o olayları sorguluyor.
İlişki, siyaset, aşk, baskı, şiddet ve insana uzanan tüm konular var.
9 Kasım 2017 Perşembe
Fransız Teğmenin Kadını, 1981
Yönetmen: Karel Reisz
Oyuncular: Merly Streep, Jeremy Irons, Emily Morgan...
Tür: Dram, romantik
Ülke: İngiltere
Kitabı okuduktan sonra hemen filmini izledim. İki üç gün kitabın etkisinde kaldım. Yazarın bir çok, farklı son yazması, kahramanlarına verdiği özgürlük, kitabın sonuna kadar hakim olan tılsım arayışı etkileyici bir bağlılık yaratıyor. Ancak filmde kitaptaki atmosferin bir kısmını bulabildim ama baş roldeki oyuncular, hayalimdeki Charles ve Sarah'ı çok iyi yansıtmışlardı.
İngiltere tarihinde yasakların en çok olduğu Viktorya Dönemi'nde yaşayan aykırı kadın Sarah ve üst sınıfta kendini geliştirmeye çalışan,arayış içinde olan aristoktat Charles'ın gizli aşkı.
Kahramanların o tutucu dönemdeki özgürlük arayışları, yazarın evrim ve mitolojiyle işlediği aşk temasını zenginleştirmesi filmi sonuna kadar izletti.
30 Ekim 2017 Pazartesi
Fransız Teğmenin Kadını - John Fowles
"Kendi geçmişinizin bile tam olaraka gerçek olduğunu düşünemezsiniz;onu giydirirsiniz,yaldızlar ya da kara çalarsınız,kimi yerlerini kesip atarsınız,kusurlarını düzeltirsiniz...tek kelimeyle onu kurgularsınız ve rafa kaldırırsınız-sizin kitabınız,sizin romantik otobiyografiniz.Hepimiz gerçek gerçeklikten kaçarız.Bu Homo sapiens'in temel tanımıdır."
"Çok sayıda insanı, daha onlara yürütmeyi öğretmeden koşturmakla mutlu edemezsiniz."
"Ölüm nesnelerin doğasında değildir; onların doğasıdır. Ama ölen biçimdir.Madde ölümsüzdür. Varoluş dediğimiz, birbirinin yerine geçen bu biçimler silsilesinin içinden bir tür yeniden doğuş geçer."
"Hayat bir cehennem çukuruydu. En masum yüzlerin ardında en büyük fesatlar gizliydi."
"Bu kültürel devrimin bilinçli amaçlarının, zalimliklerinin ve başarısızlıklarının ne olduğu önemli değil; Rönesans özünde uygarlığın en sert kışlarından birinin yeşil bir bahara çıkmasaydı sadece. Zincirlerin, engellerin, sınırların sonuydu. Tek bir şey üzerine kurulmuştu: Var olan, güzeldir."
"Çağımızın sözde en büyük tasası zaman kıtlığıdır: Toplumlarımızdaki zekâ ve paranın son derece büyük bir bölümünü işleri daha hızlı yapmak için harcamamızın nedeni, bilime ve bilgeliğe karşı duyduğumuz çıkar tanımaz sevgi değil, budur; insanoğlunun nihai amacı mükemmel bir insanlığa değil de şimşek olup çakmaya, ışık hızına ulaşmaktır adeta."
"Yalnızlık insanı ya huysuz yapar ya da kendi kendine yetmeyi öğretir."
27 Ekim 2017 Cuma
budur benim çabam
Budur benim çabam, bu :
adanmak özlem çekerek
dolaşmaya günler boyu.
Güçlenip genişlemek derken,
binlerce kök salarak
kavramak hayatı derinden-
ve ortasından geçerek acının
olgunlaşmak hayatın ta ötesinde,
ta ötesinde zamanın!
Raimer Maria Rilke / Çeviri.A.Turan Oflazoğlu
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






