9 Kasım 2017 Perşembe

Fransız Teğmenin Kadını, 1981



Yönetmen: Karel Reisz
Oyuncular: Merly Streep, Jeremy Irons, Emily Morgan...
Tür: Dram, romantik
Ülke: İngiltere

Kitabı okuduktan sonra hemen filmini izledim. İki üç gün kitabın etkisinde kaldım. Yazarın bir çok, farklı son yazması, kahramanlarına verdiği özgürlük, kitabın sonuna kadar hakim olan tılsım arayışı etkileyici bir bağlılık yaratıyor.  Ancak filmde kitaptaki atmosferin bir kısmını bulabildim ama baş roldeki oyuncular, hayalimdeki Charles ve Sarah'ı çok iyi yansıtmışlardı.

İngiltere tarihinde yasakların en çok olduğu Viktorya Dönemi'nde yaşayan aykırı kadın Sarah ve üst sınıfta kendini geliştirmeye çalışan,arayış içinde olan aristoktat Charles'ın gizli aşkı.
Kahramanların o tutucu dönemdeki özgürlük arayışları, yazarın evrim ve mitolojiyle işlediği aşk temasını zenginleştirmesi filmi sonuna kadar izletti.

30 Ekim 2017 Pazartesi

Fransız Teğmenin Kadını - John Fowles



"Kendi geçmişinizin bile tam olaraka gerçek olduğunu düşünemezsiniz;onu giydirirsiniz,yaldızlar ya da kara çalarsınız,kimi yerlerini kesip atarsınız,kusurlarını düzeltirsiniz...tek kelimeyle onu kurgularsınız ve rafa kaldırırsınız-sizin kitabınız,sizin romantik otobiyografiniz.Hepimiz gerçek gerçeklikten kaçarız.Bu Homo sapiens'in temel tanımıdır."

"Çok sayıda insanı, daha onlara yürütmeyi öğretmeden koşturmakla mutlu edemezsiniz."

"Ölüm nesnelerin doğasında değildir; onların doğasıdır. Ama ölen biçimdir.Madde ölümsüzdür. Varoluş dediğimiz, birbirinin yerine geçen bu biçimler silsilesinin içinden bir tür yeniden doğuş geçer."

"Hayat bir cehennem çukuruydu. En masum yüzlerin ardında en büyük fesatlar gizliydi."

"Bu kültürel devrimin bilinçli amaçlarının, zalimliklerinin ve başarısızlıklarının ne olduğu önemli değil; Rönesans özünde uygarlığın en sert kışlarından birinin yeşil bir bahara çıkmasaydı sadece. Zincirlerin, engellerin, sınırların sonuydu. Tek bir şey üzerine kurulmuştu: Var olan, güzeldir."

"Çağımızın sözde en büyük tasası zaman kıtlığıdır: Toplumlarımızdaki zekâ ve paranın son derece büyük bir bölümünü işleri daha hızlı yapmak için harcamamızın nedeni, bilime ve bilgeliğe karşı duyduğumuz çıkar tanımaz sevgi değil, budur; insanoğlunun nihai amacı mükemmel bir insanlığa değil de şimşek olup çakmaya, ışık hızına ulaşmaktır adeta."

"Yalnızlık insanı ya huysuz yapar ya da kendi kendine yetmeyi öğretir."



27 Ekim 2017 Cuma

budur benim çabam



Budur benim çabam, bu :
adanmak özlem çekerek
dolaşmaya günler boyu.
Güçlenip genişlemek derken,
binlerce kök salarak
kavramak hayatı derinden-
ve ortasından geçerek acının
olgunlaşmak hayatın ta ötesinde,
ta ötesinde zamanın!

Raimer Maria Rilke / Çeviri.A.Turan Oflazoğlu

21 Ekim 2017 Cumartesi

İpek ve Bakır - Tomris Uyar



"Birbirimizden ne beklediğimizi bilirdik, buydu önemli olan, yeterdi. Dürtüklenmeyen, kendine dayalı bir şey. Saatlerce konuşmazdık da oda dolu kalırdı."

"Bu çocukluğun var ya, hiç yitirme onu, bazıları yitirmezler. Sen öyle bir çocuğa benziyorsun. Korun."

"Kırıklar zamanında onarılmadı mı büsbütün kırılıyor, durmadan kırılıyor."

20 Ekim 2017 Cuma

düşünürken buldum kayayı


"Otlarla konuşmaktan geliyordum. 
Ölü bir yaprak; adını unutmuş bir sokak, sav dolu bir tümce, suçlu bir ırmak, bir de partal bir kuş yürüyorduk.
Bir atlı karıncaydı yaşamak, onu yürüyor­duk."

- İlhan Berk, Düşünürken Buldum Kayayı


16 Ekim 2017 Pazartesi

İle - Oruç Aruoba



“Senin ile birlikte yapacağımız -yapacağımızı düşündüğümüz; birbirimize yapacağımızı söylediğimiz- ne çok şeyi yapamadık: bu da, herhalde, ilişkinin bir gereği:- Olanaksızlıklarımız da katılır ilişkimize, olanaklarımız kadar-”

"Belki temel hata, sevgiyi bir 'duygu' işi olarak görmekte. Duygu yanı yok değil; ama bu, bilinçle dengelenmezse -yalnızca duygusal kalırsa-kişinin özgürlüğü pahasına yürüyor. Bu oluşumun en önemli göstergesi, kıskançlık: Sevginin tek yanlı yozlaşması. Akıldışı hale gelmesi, bilgiyi çeler hale gelmesi. Sevginin iki kişinin ilişkisi olmaktan çıkıp, bir kişinin ötekine yönelik bir tutumu haline gelmesi."

"Bir gün benim yüzümden acı çektiğinde -ki, çekeceksin- lütfen az çek."


"Çok yalnız -- kimsesiz-- hissettim kendimi : sana seslendim,ağlayarak--- 'Haydi,çabuk gel' diye-- duydun mu beni?... " dedin.

Ben de sana yolda yazdığımı gösterdim; belki de tam sen bana seslenirken yazmıştım bunu: -

Rayda parlayan
Güneş kadar hızla
geliyorum sana

Güneş,tuttu, Ay'ın çevresinden dolaştı ---"