15 Ekim 2017 Pazar

bazı şeyler

“Bazı şeyler düşünerek değil, üzülerek öğreniliyor. Ama öğrenilenden ve ne şekilde öğrenildiğinden asla bahsedilemiyor. Kişiyi kişi yapan bilgi de ancak böyle elde ediliyor. Kaynaksız, kırıklık, üzüntü, elde edemeyiş, kaçırış, en büyük fedakarlıkların neticesinde en derin aşağılanış bilgiyi oluşturuyor. Öyle ki insan bunları bildiğini bile söyleyemiyor, sadece artık öyle yaşıyor.”
-Şule Gürbüz

13 Ekim 2017 Cuma

Dava - Franz Kafka



"Bana yolu gösterin, yoksa yanılabilirim. Öyle çok yol var ki!"

"Yabancıların fikirlerini düşünmeden benimseme."

"Yüksek beklenti, sarsar."

“Yasa önünde nöbet tutan bir bekçi vardır. Taşralı bir adam bir gün ona gelip yasaya girme izni ister. Ancak bekçi, o anda izin veremeyeceğini söyler. Adam düşünür ve daha sonra girip giremeyeceğini sorar. Belki der bekçi, ama şimdi olmaz. Bekçi her zamanki gibi açık duran kapının önünden çekilir ve adam içeri bakmak için eğilir. Bunu gören bekçi güler ve şöyle der: ‘Madem ki girmeyi bu kadar çok istiyorsun, beni aşarak içeri girmeyi bir dene bakalım. Ama bil ki ben güçlüyüm. Üstelik bekçilerin en küçüğüyüm. Her bir salonun girişinde gitgide daha güçlü bekçilere rastlayacaksın. Üçüncüsünden itibaren onların görüntüsüne ben bile katlanamıyorum.’ Taşralı adam bunca zorluk çıkacağını beklememiştir. Yasanın herkese her zaman açık olduğunu sanmıştır."

“İnsan bu dünyada otuz yıl yaşamışsa eğer ve benim gibi hep yalnız başına savaşmak zorunda kalmışsa, o zaman beklenmeyen olaylara karşı bağışıklık kazanıyor ve bunlar yüzünden çok sarsılmıyor… Yalnız insanlar hep alışıktır beklenmeyen olaylara.”

"Her zaman hayata onlarca elle müdahale etmeye çalıştım, bu ne kadar da kabul edilemez bir davranış ve hataydı."

"En küçük bir umut bile bazen büyük acılar verir..."

"Benim tek istediğim, herkesin gözleri önündeki bir uygunsuzluğun yine herkesin önünde tartışılması."


28 Eylül 2017 Perşembe

emziren anneler için zayıflamaya yardımcı çaylar



Merhabalar canlar nasılsınız?

Yine yetişemiyorum yazmaya. Okula hala başlamadım doğum iznindeyim, evde olmak ne zormuş. Hiç bitmiyor iş. Bugün emziren anneler için araştırıp derlediğim zayıflamaya yardımcı çayları paylaşacağım sizlerle. Emziren annelere bir faydası olur ümidiyle :)

***1 su bardağı süt, 1 çay kaşığı tarçın. Tarçınlı sütümüzü günde iki defa içebiliriz. Tadı çok güzel insanın ansızın gelen tatlı isteğini önlemede de çok yardımcı haberiniz olsun :)

***1 tatlı kaşığı yeşil çay ile 1 çay kaşığı karanfili demle ve iç.

***3 yemek kaşığı doğranmış maydanozu, yarım limon suyuyla karıştırıp, bir büyük bardak suyla iç.( 2 hafta her gün yapılacak)

***2 yemek kaşığı doğranmış dereotunu 1 kase yoğurda karıştır, uyumadan önce ya da saat 4-5 gibi ye.

***1 tam cevizi geceden 1 su bardağı suya koy. Sabah aç karnına suyu iç ve cevizini ye. 

***Akşam yemeğinden sonra birer çay kaşığı rezene ve papatya çayını demle iç.

Hepimize bol eksiler canlar, görüşürüz :)

26 Ağustos 2017 Cumartesi

23 Ağustos 2017 Çarşamba

Öykü Gazetesi


Öykü Gazetesi'nin temmuz sayısını okudum  ve öyküleri genel olarak beğendim.
Can Yayınları tarafından çıkarılıyor.
Sabah kahvelerinin yanına iyi gidiyor, daha doğrusu bücürüklerimin izin verdiği zamanlarda iyi gidiyor diyeyim.
Bu sabah kahvesi kimi zaman ikindiyi bulabiliyor.
Kimi zaman unutuluyor.

Siz içtiniz mi sabah kahvenizi?
Ya da içer misiniz kahvaltı sonrası kahve?
Günaydın ❤

14 Ağustos 2017 Pazartesi

Zen ve Motosiklet Bakım Sanatı - Robert M. Pirsig


"Bazı şeylerin farkına varamazsınız, çünkü öyle küçüktürler ki gözünüzden kaçırırsınız. Ama bazı şeyleri de çok büyük olduğu için göremezsiniz."

"Geçmiş ,yalnızca anılarımızdadır;gelecek yalnızca planlarımızdadır.Şimdi ise bizim tek gerçeğimizdir."


''Birisi nankörse ve siz ona nankör olduğunu söylerseniz, en fazla ona bir ad takmış olursunuz, ama hiçbir şeyi çözmüş olmazsınız.''


“Yalnızca senin hoşlandığın” şeyi hoş görmek üzere eğitilirsen, elbette başkalarının daha uysal bir uşağı -iyi bir köle- olursun. “Yalnızca senin hoşlandığın” şeyi yapmamayı öğrenirsen Sistem seni sever."


Başkalarında en çok kınadığımız, diye düşündü, kendimizdeki en büyük korkulardır.


"Aceleye getirmek istemiyorum. Zaten bu acelecilik kahrolası yirminci yüzyıl tavrıdır."


"Yolculuk etmek bazen, varmaktan daha iyidir."


"Başkalarının yanında da tümüyle yalnızdı."


"Korkutucu olan şey teknoloji değil. Korkutucu olan, teknolojinin telefon edenler ve santral memuru gibi kişiler arasındaki ilişkilere yaptığı şey."

"Motosikletle gezerken her şeyi farklı görürsünüz.Motosiklette bir kafes yoktur. Her şeyle doğrudan temastasınızdır. Artık, izlemekten öte sahnedesinizdir, bunu kuvvetle hissedersiniz."

****

Motosiklete hiç bindiniz mi? Ben küçükken babamın son model bir tane motosikleti varmış beni dükkanına onunla götürürmüş ama ben hiç hatırlamıyorum. Ona binmek nasıl bir duygu, nasıl bir heyecan çok uzağım. Yetişkin hayatımda cesaret edemedim ya da kısmet olmadı. 

Bugün sana bahsedeceğim kitabım; bir baba, oğlu ve iki arkadaşıyla geçen bir motosiklet yolculuğunu anlatıyor. Amerika kentlerinden, sapa dağ yollarından, uçsuz bucaksız düzlüklerden, dağlardan ve en son okyanusa uzanan bir yolculuk. İsmi olmayan hikaye adamımız yol boyunca iç yolculuk da yaşıyor, sorguluyor yer yer sorgulatıyor. Yolculukta tabiatı anlatırken felsefe yapıyor, ne kadar sofistike geliyor insanın kulağına? Thoreau'dan da bahsediyor tam Yaban filmindeki çocuk gibi. O filmi çok severim ben. Hatta kız versiyonu da çıkmıştı o filmin. Wild 2014.

Kitabın alt başlığı, Değerlerin Sorgulanması. Greklerden modern bilim felsefesine kadar bütün düşünceleri karşılaştırılıyor ve yorumlanıyor. Nitelik nedir? İyi nedir? Burada da Sofi'nin Dünyası adlı kitap geldi aklıma. Kulturbarer kelimesi, İsveççe kültür taşıyıcısı diye çevriliyor. Bu kitapta bir kültür taşıyıcısı bana göre. Yazarın gerçek hayatından izler taşıyor. Yavaş yavaş düşünerek okunması gereken bir kitap ben sevdim ☺✌