6 Nisan 2026 Pazartesi

Yüksek Gerilim- Adalet Ağaoğlu


Gerilim denilince insan kendini geri çeker. Sahafta Adalet Ağaoğlu'nun bu kitabına rastlayınca ben kendimi geri çekemedim. Anlatı geleneğini incelemem gerekiyordu. Onun öykülerine yakın perspektiften bakabilmek için bu öykü kitabını aldım. Nihayetinde gerilimden ne kadar kaçarsak kaçalım ya da kaçtığımızı zannedelim hep bir yerlerde yüksek gerilim hattına bağlanabileceğimiz ihtimali de vardır. Öyle sürükleyici bir solukta okunan öyküler değildi karşıma çıkanlar. Demlene demlene okuma istiyordu okurundan, sorgulamalara bırakıyordu onu. Bir yerde bakış açılarımızı zenginleştirmek değil miydi farklı okumalar yapmak? İşte buraya varabiliyorsak ilerleyebiliriz.

Dokuz ayrı öykü çoğunlukla birey toplum çatışması yaşayan kahramanların yaşadığı olaylar üzerine kurulmuş. Zengin anlatımda yer yer bilinç akışı tekniğine başvurulmuş. O kısımda bir dakika biz neredeydik, ne yapıyorduk diyerek zaman zaman geri dönüşler yapmış olduğumu ifade etmeliyim. Merkezini, olaydan çok iç dünya, bireyin var olma çabası, toplumun bireyi kabullenmeme direnci olarak nitelendirebilirim.

"Sokağa çıkıyoruz. Ağır aksak yürüyoruz. Adımlarımızda bir yanlışlık. Hızlanıyoruz. Hızlı yürüyüşümüzdeki uçarılığa yakışmıyoruz. Bir tanıdığa rastlamak istemiyoruz. Rastlanan her tanıdığın yanlış bir tanıdık olacağını sanıyoruz. Kimseleri sevmiyoruz. Kimselersiz edemiyoruz."

"Attığım her adımın, söylediğim her sözün hesabını vermek zorunda kalıyorum. Özgürlük mü bu?"

"Durmadan azalan her şeyin yerini durmadan artarak alan bir şey var: Her gün biraz daha suçlu olmak."

"İnsan şurasında sürekli büyüyen bir ağrıyla baş başa kalınca o ağrıyı büsbütün taşıyamaz olur, bilirsin."

**

Geçip giden zaman içerisinde okuduğum diğer kitaplar:

- Çılgın Babam, Zeynep Cemali

- Hikayeler, Anton Çehov

- Tilki Tili'nin Yolculuğu, Hanzade Servi

-Rüzgara Bırakılan Dilekler, Lois Sepahban

***

Sevgiler.