26 Haziran 2020 Cuma

Vefa, bazen unutmaktır



“Vefalı olmak, unutmamak değildir. 
Nedense hep karıştırırız, belki de unutmaya eğilimli olduğumuzdan, her şeyi unuttuğumuzdandır bu yanılgı. 
Oysa bazen tam tersine, vefamızı göstermek, vefalı olduğumuzu anlatmak için unutmak, unutmak, unutmak gerekir. 
Unutmak, her zaman alçaklık değildir çünkü, bazen de bağışlamaktır. 
Aslında hiç unutamadığımız bir şeyi, bir tür bilgelik bilgisiyle, maskesiyle de diyebiliriz, hiç hatırlamıyormuş gibi yapmak da unutmanın erdemlerinden biri sayılabilir. 
Hem unutmazsak nasıl vefalı olabiliriz ki? 
Vefa, bazen bir insanı, bir anı, bir durumu unutmaktır, o insana rağmen elbette, o ana, yaşantıya, duyguya, duruma gösterdiğimiz vefa sebebiyle. 
Bırakalım şimdi ‘vefa bir semtten ibaretmiş meğer’ diye şairane, cümle kırması dizeler kurmayı, aslında vefa o ‘semt’ten hiç ayrılmamaktır, ayrılıp da üstüne timsah gözyaşları akıtmak değil! 
Vefalı olmak için unutmak zorundayız. Tuhaf mı geldi bu cümle?"

                                                                    -Haydar Ergülen

4 yorum: