2 Ocak 2026 Cuma
Dalmışsam Uyandırma'ya Dair II
24 Aralık 2025 Çarşamba
Büyük Defter, Kanıt, Üçüncü Yalan- Agota Kristof
Bir üçleme. Zaman yok. Herhangi bir zaman. Yer adı yok. Herhangi bir yer. Burada ademiyetin izleri bile yok. Savaşın, yoksulluğun, felaketin içinde anormal bir hayat süren anneanneye bırakılan ikizler. Bırakıldıkları yerde kötülük, kıyım adına ne ararsan var. Böyle bir ortamda insan çabuk büyür, büyümek zorunda kalır. Büyürler. Hayata, kötülüğün bin bir haline birlikte karşı koyarken, ikizlerin yolları ayrılır. Sınırların sertliğini, savaşın geçmeyen kalıntılarını, kimlikleri üzerine düşen gölgeleri aşabilirler mi? Yeniden bir arada hayatın olağan akışında yürüyebilirler mi?
"İyi edebiyat, okurun bel kemiğindeki ürpertidir." demiş Nabokov. O ürpertiyi hissettim. Taş oldum, duvar oldum dayandım onca olumsuzluğa. Dayanırım diyorsan, okuyabilirsin:)
*
" Şimdi neredeler? Ölüler hiçbir yerde ve her yerdedir." (s. 192)
"Var olmayan biri geri dönemez." (s. 220)
"Ona gerçek hikayeler yazmak istediğimi söylüyorum ama bir an geliyor, hikaye gerçekliği yüzünden katlanılmaz oluyor, bunun üzerine hikayeyi değiştirmek zorunda kalıyorum. Kendi hikayemi anlatmak istediğimi söylüyorum, cesaretim yok, hikayem çok canımı acıtıyor. Bunun üzerine her şeyi güzelleştiriyorum, olayları oldukları gibi değil, olmasını istediğim gibi anlatıyorum. Kadın: Evet. En hüzünlü kitaplardan bile daha hüzünlü kitaplar vardır. Evet öyle. Bir kitap ne kadar hüzünlü olursa olsun bir hayat kadar hüzünlü olamaz." (s.267)
**
Okuma yolculuğuma eklediğim diğer kitaplar:
- Köpek Kalbi, Mihail Bulgakov, 108 sayfa
- Harizmi ve Uçmaktan Korkan Tırtıl, Didem Demirel, 49 sayfa
- Hayatımın Rolü, Maite Carranza, 196 sayfa
-Kış Masalları, Şermin Yaşar, 128 sayfa
***
Sevgiler.
21 Aralık 2025 Pazar
Gone Girl(2014) ve diğerleri
Gidik kız mı desem, kayıp kız mı desem, tüm gidik kadınların atası olmuş falan filan. Bu kadın kahraman kim, hangi kişilik? Dışarıya dönük sahte bir benlik mi? Yoksa eksiklikleriyle kabul görmemiş biri mi? Üstelik ebeveynleri, psikolog bu kadın karakterin. Terzi kendi söküğünü dikemezmiş ya, o hesap. Kötülüğe bu kadar kafa çalıştırmayı nereden öğrendin? O anlamda kusursuzsun. Medusa'dan dersler mi aldın? Modern Medusa'nın dönüşü. Korkunç.
Beşinci evlilik yıldönümünde esrarengiz bir şekilde ortadan kaybolan bir kadın Amy. Eşi Nick -o da ayrı gidik bir kafa- onu bulamayınca polise durumu bildirir. Sonrasında baş şüpheliye dönüşür. Gerçekler teker teker ortaya döküldüğünde, bu gizemli soruşturma derinleştiğinde, Nick ve Amy'nin ilişkisindeki tehlikeli, karanlık sırlar ortaya çıkar. Ya ben buna benzer yorumu daha öncede yapmıştım. Bakınız (sinema güncem etiketi) önceki film yorumları. Tekrara mı düşüyorsun kuzum, cık cık. Retro mu başladı yine, neler oluyor? Sanırım aynı tarz filmlerde dönüp dolaşıyorum. Neyse, hayat kısa, sanat uzun,tamam.
Bu filmin evlilik, kimlik arayışı ve manipülasyon hakkında tehlikeli, rahatsız edici bir hikaye olduğunu belirteyim. Pes dedim bazı yerlerde, bu kadar da olamaz dedim ama olmuştu işte. Bir roman uyarlaması kendileri.
Aralık ayı bitmeden, kasım sonunda izlediğim diğer filmleri de buraya ekleyeyim:
- There will be blood (Kan Dökülecek) 2007
- Syk Pike (İlgi Manyağı) 2022
- The name of the Rose (Gülün Adı) 1986
- Hemme'nin Öldüğü Günlerden Biri 2024
*
Friends dizisinin dördüncü sezonundayım.
**
Sevgiler.
4 Aralık 2025 Perşembe
öykü yazarına emir
Horacio Quiroga
2 Aralık 2025 Salı
serazad* yazıları
2. Geçen sabah gün ağarmamışken uyandığımda Nina'nın öldüğünü gördüm. Nina, küçük kızıma aldığım gözleri pörtlek bir Japon balığı. Okulumuzda yapılan akvaryumunu oluştur atölyesinden alıp sürpriz yapmıştım ona. Canlılar doğar, büyür, gelişir ve ölür. Japon balıkları çok uzun süre yaşamazlar. Öyle söyleyerek bu gerçeğe onu hazırlamıştım. Nina'ya iyi bakıyordu. Yemini saatli veriyordu. Parmağını suya daldırıyor aklınca parmak ucunu ona öptürüyordu. Halı dokuma setinden yaptığı ufak kilimi onun akvaryumunun altına sermişti. Onunla suyunu değiştirirken konuşurdum. Hareketlerini izlemek hoşuma gidiyordu. Çocukken uzun yaşayan bir balığım vardı. Tecrübeliydim. Ama artık Nina yok. Tecrübelerim de, özenli bakımım da onu hayatta tutamadı. Arkadaşıma anlattığımda, Japon balıkları uzun süre yaşamaz, dedi. Biliyordum ama yine de bizimle biraz daha kalmasını istiyordum. Bazen istediğinle yaşadığın arasında bir boşluk kalabiliyordu. Kızıma onun öldüğünü söylemek beni epey zorladı. Onu sitenin bahçesine gömdük. Kızım ona su verecek ve onun için dua edecek. Bu gerçeği değiştiremeyiz, dedim. Çünkü o değiştiremediğim gerçekliklerle yaşıyordum. Mezarına ismini de yazdı. Aşağıya indiğinde mezarına su döküyor.
28 Kasım 2025 Cuma
Röportaj





