29 Mayıs 2017 Pazartesi

Yabani Manolyalar - Ahmet Altan

- 6 yorum

"Bazen geçmişte, bazen gelecekte  kaybolmak istiyorum.
 Hayatı, son bir beş dakika gibi, her bir dakikanın kıymetini bilerek yaşamak istediğimizde, saklamaya çalıştığımız, bastırdığımız bütün duygular ayaklanır. “Geniş zamanlarda” gizli yerlere kapatılmaya razı olsalar da, duygular bu kadar “dar ve kıymetli” bir zamanda yaşanmak, hissedilmek isterler. Hayatı o son beş dakika gibi yaşadığımızda, hayatın “son beş dakika” olduğuna karar verdiğimizde anlarız aslında kiminle olmak istediğimizi. Gerçek duygularımız, gerçek isteklerimiz, gerçek özlemlerimiz, gerçek ihtiraslarımız ortaya çıkar.
 O son beş dakikada kendinize ihanet edemezsiniz çünkü.
 Kendinize yalan söyleyemezsiniz orada.
 Ama hayatı son beş dakika gibi yaşayamazsınız.
 Bunu biliyorum.
 Ama ya öyle yaşasaydınız?"

Yabani Manolyalar, Ahmet Altan'ın 2017 yılının ilk ayında Everest Yayınları'ndan çıkardığı bir deneme kitabı.
Bu denemeler şiirsel bir dille yazılmış, betimlemelerle süslenmiş ve gerçek hayata dönük örneklerle zenginleştirilmiş.
Kadın erkek ilişkileri, mutluluk, mutsuzluk, ölüm, yalnızlık, politika, aşk, aldatılmak, aldanış gibi konulara değiniyor.

Kitabın bölüm başlıkları şunlar:

Huzursuz Ruhlar;Sonsuz Beş Dakika;Tehlikeli İlişkiler;Ihlamur Ağaçları ve Öfke;Aynadaki Yüz;Yabani Manolyalar;Erkek Aldatıldığını Anladığında;Sana Benzemeyeni Seveceksin;Mutsuzluk Nehrinde;Bir Dahi, Bir Çılgın ve Çocuklar;Sıradan Pencereler;Sessiz Bir İstasyonda;Onları Dinleme, Yapabilirsin;Sevişmekten Bile Daha Zevkli;Seni Görmeden Öleceğim;Ey Düşmanlar;Birlikte Mahvolmak İsteyeceğiniz Biri;Ölümün Kapısından Geçenler;Esrarengiz Vaatler;Seks Ve Politika,Peki, O Ne? Kızıl Bir Sisin İçinde;Sol Yanaktaki Ben;Aşk, Seks Ve Merak;Şahane Bir Hayat;Karlı Bir Gecede Unutuş;Öldüğünü Herkes Biliyor, Bir Ben Bilmiyorum
Devamı >>

11 Mayıs 2017 Perşembe

Sakız Sardunya - Elif Şafak

- 8 yorum


"Önce sen kendini sevmelisin. Sen kendinle barışık olursan arkadaşların çoğalır. 

Unutma kitapseverler her yerde. Zengin-fakir, köylü-şehirli, kadın-erkek, genç-yaşlı fark etmez. Onları hemen tanırsın. Biraz içine kapanıktırlar. Hayal güçleri çok geniştir. Etraflarındaki insanlar onları her zaman anlayamaz. O yüzden biraz yalnızdırlar. En güzel hikayeleri onlar anlatır.

Bakan göze göre her şey değişmekte. Kimine dev görünen, ötekine cüce.

Gerçek dostluk böyle olmazdı. İnsan sırf başkalarına ayak uydurmak için arkadaşıyla alay etmemeliydi."Yalandan dostum olacağına kendi kendime oynarım daha iyi" diyordu sakız sardunya. Yalnızdı. Bazen ona öyle geliyordu ki yeryüzünde tek başınaydı."
******

İsmini sevmeyen Sakız Sardunya, İstanbul'un kendi halinde bir mahallesinde yaşamaktadır.
Hemen hemen her çocuk gibi çok meraklı, çok soru soran, sınıftaki arkadaşlarının ismiyle dalga geçmesine içerlenen bir kız.
Bir gün okulun kütüphanesinde kitapların arasında ışıldayan bir küre görür. 
Bu küreyi herkesten gizler ve apansız yeni, farklı arkadaşları olur.
Masallar, efsaneler ülkesi Efhima nerelerdedir?
Düşünce okuyan periler, limonata satan ejderhalar ve çocukların hayal gücünü destekleyecek nice olay...
Masalsı havanın oluşturulmaya çalışıldığı bir Elif Şafak kitabı olan Sakız Sardunya, büyüklere küçüklerin naif dünyasını hatırlatırcasına yazılmış...
Devamı >>

9 Mayıs 2017 Salı

an

- 10 yorum

an
zaman
hani üflesen uçuverir
bir kara hindiba çiçeğinin
yaprakları gibi
uzaklara gider
kimsenin bilmediği
o uzaklara

gün yine açar
deniz yine dalgalanır
birileri ölür
birileri doğar
hayaller azalır
mavi ürker

yeleleri rüzgara aşık
beyaz atlar koşar
akşam pembeye çalar
güvercinler yuva arar kendine

ıslak bir şiir kurur
karmaşık notalar kalır
ay kaybolur

an
zaman
yeniden başlar
büyük saatler yankılanır
kentin en kuytu köşelerinde
defterler yeniden açılır
yazmak için
bir pişmanlığın derin acısını
unutmak için


Devamı >>
 
Copyright © 2010-2014. maviye iz süren - Konular · Yorumlar
Düzenleme: Ferhat Bayram