30 Ekim 2016 Pazar

Dünyanın En Güzel Kokusu, 2015

- 12 yorum

Yönetmen: Mustafa Uğur Yağcıoğlu
Oyuncular: Tuba Ünsal, Rıza Kocaoğlu, Burak Altay..
Tür: Romantik

Hakan otuz yaş üstü, çapkın, bekar bir şarkı sözü yazarı. Derya da bir reklam ajansı sahibi, güzel ve iyi yaşamayı seven bir kadın. İki arkadaş çok iyi geçinirler ancak bir çift değildirler. Evliliğin zorluklarını göze alamayan Hakan bir gün sözleşmeli bir evlilikle bir çocuk yapmayı Derya'ya teklif eder. Derya başta bir tereddüt yaşar sonra teklifi kabul eder. Her şey bu sözleşmeli evlilikle beraber değişik bir hal almaya başlar.

Duygusal, romantik aşk filmi severlere..
Devamı >>

27 Ekim 2016 Perşembe

dergi notları

- 4 yorum


Sayı 81, Temmuz Ayı Ayraç aylık kitap tahlili ve eleştiri dergisinde, "En Sağlam Direniş Kalbi Temiz Tutmaktır" başlıklı kitap değerlendirmem,

Sayı 82, Ağustos Ayı Ayraç, "Ne Kadar Hastalıklı Yaşarsak O Kadar İyi" başlıklı  ve "Dostumun Gözlerini Bir Kerecik Göremezsem" başlıklı iki kitap değerlendirmem,

Sayı 83, Eylül Ayı Ayraç, "Söz Suretten Önce de Vardı" başlıklı kitap değerlendirmem,

Sayı 84, Ekim Ayı Ayraç, "Kim Daha Yakın Gökkuşağına?" başlıklı kitap yazılarım yer almıştır.


Devamı >>

26 Ekim 2016 Çarşamba

teraryumum

- 26 yorum

Tatilde balıklarımız ölünce fanusumuz boş kaldı.
Bu boş  fanusu su içinde yüzen mumluk ya da teraryum yapabilirim diye düşündüm.
Küçük çaplı bir araştırmam sonucunda evdeki malzemelerle teraryum yaptım.
Oturma odasında yeni tomurcuklar vererek büyüyor kaktüsüm.

Güzel bir gün dileğiyle..:)
Devamı >>

25 Ekim 2016 Salı

sesin büyür

- 16 yorum


Güneşin gittiği, gri bir sabahın ayazında uyanacak gözlerin. 
Kötü insanların ya da hayatına girip çıkmış insanların eskiyen anları rüyalarına girecek. 
Senden sonra onların sana duyduklarını rüyalarında göreceksin. 
Anlık bir görüntü ve çoğunlukla iyi olmayan, siyah renkli bir irini andıracak gördüklerin. 
Uyandığında gözlerini ovuşturduğunda eline gelecek gözlerinden düşen bir kirpik sonra ağır adımlarla varacaksın banyoya yıkayacaksın yüzünü. 
O rüyadan sonra zihnini bütüncül olarak yıkayamadığını anlayacaksın. Kalıntılar, izler, yansımalar.

Aynada biriken damlaları silmediğini ya da silmiştin de yeniden kirlendiğini düşüneceksin. 
Bu evde senden başka hiç kimsenin kiri, düzensizliği ya da boşluğu fark etmediğini düşüneceksin. 
Boşluklarını doldurmak için farklı uğraşılar edineceksin. 
Mesela ebru seti alacaksın en sevdiğin arkadaşınla kursa gideceksin. 
Sabah akşam olmasa da günde en az beş kilometre yürüyeceksin. 
Odaların yerlerini değiştireceksin uzakları özleyeceksin. Denize bakan sokakları olan bir kenti düşleyeceksin. 
Daha çok olana değil de daha az, öz olana tutunacaksın. 

Oturup bir kahve içtiğinde arkadaşınla bu çölden çıkış yolunu ya da çölü tamamen kabullenmenin yollarını konuşacaksın. 
Camdan dışarıya bakacak sonra kahvenden bir yudum alacak Amerikalıların bir sözünü söyleyeceksin, bazen fıstık bazen kabuktur hayat diyeceksin. Başınızdan geçen askeri helikopterlerin anlamını düşünemeyeceksin. Bilmiyor, görmüyor ve duymuyor gibi yaşayacaksın. 
Küllerin, ölülerin örttüğü her şeyi  anlamayı; bir sonraki zamana hep bir sonrakine erteleyeceksin. 
Dallarda ürkütülmüş kırlangıçların şarkılarını duyacaksın hep.  
Geceleri odana sızan kent soylu hüznünün başlangıcı orasıydı bilmeyeceksin. 

Meçhul bir devrin sabahına uyanacaksın yeniden.
Devamı >>

22 Ekim 2016 Cumartesi

dünlük

- 10 yorum



En çok geceye yakın, en çok kedere, en çok yalnızlığa. Yurtsuzluğu dinlemiş en son bitirdiği kitabında yurtsuzluk olmuş okurken. Bir anlam yitiminin ertesi  gecesi. Bir düşüş, bir hatırlatış, bir ses, bir gürültü, bir meczup şarkısının uyandırışı içindeki dev yalnızlığı. Bir başkasının acısının yansıması olmak ya da bir başkasının savaşının yenikliğinin sureti olmak. En çok düşünürken; en uzakta kalmak ve unutulmak. Mesafeleri görmek. Yeni fark etmek.

Boşluğunu kanatan sözcükler, sözcüklerin çaresizliği. Bir beşinci tekil kişisinin, fısıldayışı, belki de böyle kalsın demeli evet en doğrusu. Sen kalsan da hep tükeniyor bir şeyler unufak oluyor tüm bağlanışlar, tüm bağışlayışlar. Bugün varsın yarın yoksunun bulutuyla yeryüzüne yağmak.

Tekrar tekrara düşmek. Şafak beklerken donuk bir göz yaşının sessizliğinde her şeyden pişman olmak. Şaşkınlığını kaybetmek sabahlarda heyecanını aramak ve sadece kötünün sınırlarına varırken şaşkın olmak. Canı yanarken canının yanışını başka şeylerden çıkarmak.  Kağıtlara yazmak, defterler bitirmek ve hala aynı yerde olmak. Aynalardaki kendini tanımamak.

Yalnızca susmak.
Devamı >>

21 Ekim 2016 Cuma

Başlangıcından Günümüze Türk Romanı- N. Ziya Bakırcıoğlu

- 10 yorum


Bir inceleme, özet  ve eleştiri kitabı.

Türk Edebiyatı’nın önemli romanları, tez(yazarın hayat, cemiyet, insan, din, tabiat, ahlak vb. karşısındaki tutumu) tipler, zaman ve mekan, çatışma(tipler arasındaki münasebetler) gerilim(romanın sürükleyiciliği, heyecan temposu)dil ve üslup gibi yönlerden değerlendirilmiş.

Bugüne kadar yazılmış bu romanların önceki eleştirmenler tarafından eleştirileri de göz önünde bulundurulmuş.

Son kısımda bir liste halinde romancılarımız ve romanları, yıllara göre romanlarımız diye kısa iki bölüm hazırlanmış.

İnstagramda görseli paylaştığımda edebiyat okuyan bir arkadaşım ders kitabı olarak okutulduğunu da söylemişti. Hobilerimden biri ders kitapları okumak falan :)

Devamı >>

18 Ekim 2016 Salı

en son izlemiştim

- 28 yorum

Boyhood/ Çocukluk, 2014
Yönetmen: Richard Linklater
Oyuncular: Ellar Coltrane, Patricia Arquette, Ethan Hawke...
Tür: Dram
Ülke: ABD
– Hep “anı yakala” derler ya? Bilemiyorum, ben tam tersini düşünüyorum. Bu anlar bizi yakalıyor.
  - Evet. Evet biliyorum, sabit bir şey. Bu anlar sanki, her zaman şimdiymiş gibi.

Kısa bir süre önce anne ve babalarının boşandığı Mason ve Olivia'nın hikayesi.
Çocuğun 6 yaşında başlayan yolculuğu 12 yıl boyunca sürüyor ve yönetmen bu süreçte aynı oyuncuların değişimini her yönden ele alıyor. Beğendimmmm :)


The Book Thief/ Kitap Hırsızı, 2013
Yönetmen: Brian Percival
Oyuncular: Geoffrey Rush, Emily Watson, Sophie Nelisse...
Tür: Dram
Ülke: Almanya
''Kendini cezalandırma,'' dediğini duyuyordu kadının ama ceza ve acı olacak, yanında mutluluk da gelecekti. Yazmak buydu.

Dokuz yaşındaki Liesel, İkinci Dünya Savaşı sırasında bir ailenin manevi kızı olur. Burada ailesiyle kalan sığınmacı Max sayesinde okumayı öğrenir ve kitaplarla arasında farklı bir bağ kurar. Kelimelerin dünyası, dışarıdaki kötülüklere karşı bir güç olabilecek midir? Kitaplı her şey benim için değerli, bu film de süperrr:)


Kızımla beraber izlediğim Kayıp Balık Dori ve Stand By Me Doraeoman izlediğim çok sevimli animasyon filmleriydi. Kızımla her şey güzelll <3




Devamı >>

17 Ekim 2016 Pazartesi

Yaşlı Adam ve Deniz - Ernest Hemingway

- 16 yorum


"Her gün yeni bir başlangıçtır. Elbette insanın şansa da ihtiyacı var. Ama önce gerekeni yapmalı ki, şans kapıyı çaldığında insan hazır bulunsun!"

"Günün her doğuşu yepyeni ayrı bir gün getirir."

"Yapmadığın şeyleri düşünmenin sırası değil şimdi. Olacağı, becerebileceğini düşün."

“Biriyle konuşmanın, kendi kendine konuşmaktan, denizle konuşmaktan çok daha güzel olduğunu fark etti.”

Yıllar önce Çanlar Kimin İçin Çalıyor? kitabını okuduğum Ernest Hemingway'in Pulitzer ödüllü bu kitabı gerçekten huzur veren, yormayan bir kitap. 
Ben diliyle anlatılan kitapta yaşlı Kübalı bir balıkçının okyanusun ortasında dev balıklarla giriştiği mücadele anlatılıyor. 
Betimlemelerin zengin olduğu kitabın filmi de varmış. 
Merhametli, iyi niyetli bu balıkçının hayata, insanlara ve doğaya uzanan düşünceleri insanı derinden etkileyen türden.

Devamı >>
 
Copyright © 2010-2014. maviye iz süren - Konular · Yorumlar
Düzenleme: Ferhat Bayram