13 Şubat 2017 Pazartesi

Kafamda Bir Tuhaflık - Orhan Pamuk

- 12 yorum


"İnsan şehirde kalabalık içinde yalnız olabilirdi ve şehri şehir yapan şey de zaten kalabalık içinde insanın kafasındaki tuhaflığı saklayabilme imkânıydı.

Kafamda bir tuhaflık var, ne yapsam bu alemde yapayalnız hissediyorum kendimi.

Hayatın vereceği huzur ve güzellik ancak hayatından uzakta başka âlemleri düşlerken ortaya çıkıyordu.
Niyetinin ne olduğunu göstermeden kısmetinin ne olduğunu bilemezsin.

Toplumların hayatını belirleyen önemli şeyler insanların birbirlerine benzeyen yanlarından değil benzemeyen yanlarından çıkıyordu.

"Her gece sokaklarda uzun uzun yürümek artık mesleki bir alışkanlıktan çok bir ihtiyaç olmuştu. Gece sokaklara çıkıp uzun uzun yürümezse kafası, hayal gücü, düşünceleri zayıflıyordu."

İyi bir eğitim zengin ile fakirin farkını ortadan kaldırır.

Siyasetin aşırısında yapmacıklı bir şey vardı.

Her şeyle alay edenler ne gerçekten âşık olabilir ne de gerçekten Allah' a inanabilir. Çünkü onlar mağrurdur. Oysa âşık olmak Allah' ı sevmek gibi öyle ilahi bir duygudur ki insanın tek bir takıntısı kalmıyor..

Sokaklardaki dünya okuldakinden çok daha büyük ve sahiciydi."


*****

Kitap, yedi ana bölümden oluşuyor. Kitabın başlangıç kısmında, yoğurtçu ve bozacı Hasan Aktaş; Mustafa Karataş Kardeşlerin aile soy ağacına yer veriliyor. Bu soy ağacı başta gözünüzü korkutup kitabı bir süre öylece bir yerlerde bırakmanıza neden olsa da, bir süre sonraki cesur başlangıç kitabın doyumsuz yolculuğunda eşsiz dakikalara çağırıyor okuyanı. Son bölümde de, karakter dizini ve kronoloji yer alıyor.

Günümüzde kaybolmaya yüz tutmuş, teknolojiye yenik düşmüş mesleklerden Bozacılık ve yoğurtçuluk gibi meslekleri, İstanbul'a göç eden ailelerin profilini tercih etmek, çok iyi bir hikaye seçimi olmuş. 1969 ve 2012 yılları arasında İstanbul'da birçok iş yapan kahramanımız Mevlut, bir yandan sokakların değişimini, şehrin yeniden inşa edilmesini büyük bir şaşkınlıkla izlerken, ülkenin de içinden geçtiği durumlardan, siyasi çatışmalardan payını alır. Onu dışarıdaki dünyadan alıkoyanın, kafasındaki bu tuhaflığın sırrını bulmaya çalışır. Uzun kış gecelerinde sokaklarda gezerek boza satarken birçok görüntünün dışında aşkını sorgular, kimliğini sorgular. O gecelerin ardındaki gizli hayatı okuma dersleri hiç sonlanmaz.

Aşkta insanın niyeti mi önceliklidir, kısmeti mi? Mutluluk ya da mutsuzluk bizim tercihlerimize mi bağlıdır yoksa bizim yazgımızda var olupta, bizim dışımızda mı meydana gelir?

Elinizde herkesin bildiği bir hikaye vardır, şehir hayatının çatışmasını  yaşayan bir ailenin öyküsüdür bu. Herkes bilir, tarihten, filmlerden, veyahut belgesellerden. Ancak bir hikayeyi alıp, karakterlerin içsel dünyalarını, dışsal dünyalarını doğru yansıtmak okuyucuyu o yolculuğun içine sürüklemek, günlerce onunla yatıp onunla kalkmasını sağlamak iyi yazar olmanın önemli koşullarından biridir sanırım. İşte Orhan Pamuk'un sanatı burada ortaya çıkıyor.

Keyifli okumalar.
Devamı >>

9 Şubat 2017 Perşembe

şükran

- 12 yorum

En büyük yanlışlardan biriydi, gitmek isteyene gitme demek.

Halden anlamayana, hali anlatmak. 

Söz dinlemeyene, sözü dinletmeye çalışmak.

Bir kez bir yüreğin sınırlarına girip, onun içindeki hislerle yaşamaya çalışmayan birine birçok iyilik yapmak.

Hep bir umutla, bir umutla; bir daha, bir daha sarılmaya çalışmak ve soğuk mevsimlerin buz gibi kocaman boşluklarında yapayalnız kalmak.

İnsan işte... Yaşarken görüyor her şeyi.

Bilmezken biliyor bu hisleri, tanımazken bu vefasızlıkları tanıyor en uzaktan bile.

Görmek yordu beni diyor İlhan Berk, görmek yordu ama beni hayatı bilen bir insan yaptı.


Teşekkür ederim Tanrım, teşekkür ederim hayatımdan geçip toz olanlar, teşekkür ederim yeryüzü.


Devamı >>

7 Şubat 2017 Salı

Nefesini Tut, 2016

- 12 yorum


Yönetmen: Fede Alvarez
Oyuncular: Stephen Lang, Jane Levy, Dylan Minnette..
Tür: Korku, gerilim
Ülke: ABD

Filmde, köpeğiyle tek başına yaşayan, gözleri görmeyen bir gazinin evine girip hırsızlık yapmayı planlayan üç arkadaşın yaşadıkları anlatılıyor.
Üç genç arkadaş kör bir adamın evine girip hırsızlık yapmayı başta hafife alırlar ancak kör adamın sandıklarından gizemli ve dehşet saçan bir adam olduğunu görmeleriyle her şey seyrini değiştirir.
Küçük kız kardeşini alıp başka bir ülkeye gitmeyi planlayan Rocky, Money ve Alex'in ölümcül hataları...
Devamı >>

31 Ocak 2017 Salı

Çürümenin Kitabı - E. M. Cioran

- 16 yorum

"Nerede tükettin ömrünü? Bir hareketin hatırası, bir tutkunun işareti, bir maceranın parıltısı, güzel ve firari bir cinnet - geçmişinde bunların hiçbiri yok; hiçbir sayıklama senin ismini taşımıyor, seni hiçbir zaaf onurlandırmıyor. İz bırakmadan kayıp gittin; senin rüyan neydi peki?Kökeninde aldatıcı ve yıkıma mahkum olmayan hiçbir "yeni" hayat görmedim şimdiye kadar. Her insanın zaman içinde ilerleyip bunaltılı bir geviş getirmeyle kendini tecrit ettiğini, yenilenme niyetine de ümitlerinin beklenmedik yüz buruşturmasıyla karşılaşıp kendi içine düştüğünü gördüm..."

"Bir inanç için acı çekmiş olandan daha tehlikeli varlık yoktur: En büyük zalimler, kafası kesilmemiş mazlumlar arasından çıkar. Acı, güç iştahını azaltmak şöyle dursun, onu azdırır."

"Eğer dünyadaki konumumuzu doğru olarak anlayabilseydik; eğer kıyaslamak, yaşamaktan ayrılmaz olsaydı, mevcudiyetimizin ufaklığının açığa çıkması bizi ezerdi. Ama yaşamak kendi boyutlarına karşı körleşmektir."

"Hayat, ancak muhayyilemizin ve hafızamızın zayıflıklarıyla mümkündür."

“Her nesil kendinden önceki neslin cellatlarına anıtlar diker.”

“Aslında her fikir yansızdır, ya da öyle olmalıdır; ama insan onu canlandırır, alevlerini ve cinnetlerini yansıtır ona; saflığını yitirmiş, inanca dönüştürülmüş fikir, zaman içindeki yerini alır, bir olay çehresine bürünür: Mantıktan sara hastalığına geçiş tamamlanmış olur… İdeolojiler, doktrinler ve kanlı şakalar böyle doğar.”


Rumen deneme yazarı, ahlakçısı ve felsefecisi  Emile Michel Cioran, Çürümenin Kitabı’nda yalnızlığı, felsefenin aslını,  insanın yabancılaşmasını, inancı, intihar fikrini, varoluşu, dünyaya çocuk getirmeyi, dinleri, tanrıları, ümidi kısaca hayatla ilgili gerçek sandığımız, bağlandığımız  her şeye karşı gelir.
Düşünceleri ve etkileyici edebi diliyle okuyucuyu sarsar her pasajda durup durup düşünmeyi öğütler adeta.
Ağır bir felsefik kitap olduğu için yavaş okunması gereken kitaplardan.
Kitap kendi içinde farklı başlıklardan oluşan çeşitli bölümlerden oluşuyor.
Ona göre yaşam işaretleri zalimlik, fanatizm, hoşgörüsüzlüktür. Hayata uzanan neşeli, iyimser bakış açıları vaad etmez okuruna çünkü öyle bir dünya kalmamıştır.

Kavramlara şüpheyle yaklaşan, cesur söylemlere sahip, hayatla kavgalı bir adamın düşünceleri..

Devamı >>

29 Ocak 2017 Pazar

Spotlight, 2015

- 8 yorum


Yönetmen: Tom Mc Carthy
Oyuncular: Michael Keaton, Mark Ruffalo, Rachel McAdams..
Tür: Dram, gerilim
Ülke: ABD

Boston Globe Gazetesi'nin 'Spotlight' adı verilen bir grubu vardır.
Bu grup, çocuklara cinsel istismarda bulunan papazların katolik kilisesi tarafından örtbas edildiği komployu ortaya çıkarmaya çalışıyor.
İnternet ortamının geleneksel gazeteciliği yok etmeye başladığı günümüzde, otoritelerin bilinenleri gizlediği ve bu konunun üzerine giden gazetecilerin zor durumlarla karşılaştığı bir ortamda gerçekler aydınlanabilecek midir?
Devamı >>

27 Ocak 2017 Cuma

Hain, 2016

- 10 yorum

Yönetmen: Susanne White
Oyuncular: Ewan Mc Gregor, Stellan Skasgard, Damian Lewis..
Tür: Polisiye, gerilim
Ülke: İngiltere

John Le Carre'nin Hain adlı kitabından uyarlanmış bir film.
İlişkilerinde problem yaşayan bir çiftin, Marakeş tatili sırasında tanıştıkları Rus mafya üyesi Dima'nın kendilerinden istediği bir yardım üzerine Rus mafyası ile İngiliz İstihbarat Servisi arasında sıkışıp kalmalarını konu ediniyor.
Karakterlerle izleyici arasında mesafenin aşılamadığı, tarzım olmayan bir filmdi.
Devamı >>
 
Copyright © 2010-2014. maviye iz süren - Konular · Yorumlar
Düzenleme: Ferhat Bayram