11 Eylül 2020 Cuma

Neden Tarkovski Olamıyorum?


Neden neden neden? diye sorup durdum film boyunca:) Filmde adı geçen Tarkovski, ünlü şair Arseniy Tarkovski'nin oğludur, Rus sinemasının önemli isimlerinden biridir. Tarkovski sinemaya başladığı yıllarda bir çok siyasi engelle karşılaşır ve bunlara direnerek kendine özgü bir sinema anlayışı oluşturur. Filmlerinde genelde felsefik ve şiirsel bir dil kullanır. Karakterleri stabil duygu durumlarından uzak, karmaşık bir insan doğasını yansıtırlar çoğu zaman. Anlam arayışları bitmez. Görmediğime ya da hissetmediğime beni çağıran, farklı bir bakış açısını yakalayan bir dokunuş nedense bana sanatsal anlamda daha görkemli geliyor. Olaya odaklı hikayeler, aksiyon içeren yolculuklar evet ilgimi çekiyor ama felsefi yönü ağır basan sanatsal ürünler daha çok etkiliyor beni. Edebiyatta da bunu arıyorum genelde. Edebi kaygısı olmalı bir yazarın sırf hitap ettiği okur kitlesine göre hareket noktasını belirlememeli... 

Filmin konusuna dönersem, Türkiye şartlarında idolü Tarkovski olan genç sinema yönetmeni Bahadır'ın, zor şartlarda hayalindeki filmi çekme çabasını izliyoruz. Bahadır'ın sürdürmesi gereken zorlu ve çelişkili hayatının yanında kendi projesine destek olamayan yapımcılarla imtihanı, onu büyük hayallerine ulaştıracak mıdır?

“İlkelerine bir kez olsun ihanet eden insan, hayat ile olan saf ilişkisini yitirir. Bir insanın kendine karşı hile yapması, onun, filminden, hayatından, her şeyinden vazgeçmesi demektir.” Andrei Tarkovski



10 Eylül 2020 Perşembe

Maviye İz Süren'e Dair V

Yaseminbalcı/ Sevgili Yasemin'in yorumu:

"
Hangi yılın, hangi ayın, hangi günün, hangi saatin acısı bunlar? Kimsenin yüreği ötekine dokunamıyor. Hoşnutsuz, dilini sımsıkı yutmuş bir zaman bu. Bir kibrit çakımıyla kısa bir anda parlayan, yanan, küllenen ve sonra unutulan..."

Öncelikle sevgili yazarıma seslenmek istiyorum; hayatın dolambaçlı yollarında yürürken topladığım dediğiniz öykülerinizle yüreğime öylesi güzel dokundunuz ki tarifi yok, umarım benim gibi sizin de yüreğinize dokunanlarla kesişsin yollarınız...Ve okuduğum bir paragrafın da kafamda aniden beliren bir deli soruya cevap olması okumanın en güzel yanı diyorum, ilk öyküde geçen bir kuş tüyü misali...
Kitap hakkında bilgi verecek olursak; Maviye, İz ve Süren başlıkları altında toplanmış onar öyküyle ; bir dağ başında görevli Sibel öğretmenin titrek mum ışığındaki yalnızlığını korkularını, hafızasını kaybeden sevgilisi Ethem yüzünden Eda’da ki duygu durumlarını, kandırılmış Rüstem ustanın hayal kırıklığını, kitaplara sığınan Engin’i, dile gelen yağmur damlası ve rüzgarı, kırılan yüreğinin sesini duyan Sumru’yu, hayattan vaz geçen bir kadına rastlayan Cem’i, aklının karmaşasında kaybolan Sinem’i, Gönül’le evli olan Cem’in hayatın bilinmezliğinde yaşadıklarını, eşi Ferhat’a derman olamamış Nebahat’in acılarını, Necmi dayı, Meloş ile Mete’nin hikayesini ve hayalle sohbeti ve de dahası ile kaybolan bir mavi ışığın peşinde yazılmış öyküleri keyifle okudum, tüm öykü severlere tavsiyemdir bu güzel kitap.. Satırlarda rastladığım Peggy Lee’nin şarkılarıyla tanışıp dinlerken ben Büyükada’nın İtalyan karamelli dondurmasının ve menengiç kahvesinin de ruhumdaki tadıyla diliyorum ki mavi çiçekleriniz sonsuz olsun sizin de..


Hayatim_kitap/ Sevgili Dilek'in yorumu:

Selam ✌🏼 Bugün çok sevgili kitap arkadaşım @maviye_iz_suren Bahar'ın kaleminden Maviye İz Süren öykü kitabı ile geldim. Öykü okumak çok bana göre değil ama bazen ihtiyaç duyuyorum. Bu kitapta akıcı ve hızlıca okuduğum bir kitap oldu. Her kesimden insan hikayelerini içinde barındırıyor, bir yerden başka bir yere sürükleniyorsunuz. Ben çok severek okudum her hikayeyi. Kalemin daim yolun açık olsun arkadaşım. Herkese ve özellikle öykü okumayı sevenlere tavsiyemdir.


karbeyaz_kitap/ Sevgili Derya'nın yorumu:

Selam... Bugün kitap kardeşlerimden Bahar'ın @maviye_iz_suren Mecaz Kitap'tan çıkan öykü kitabı olan "Maviye İz Süren" ile geldim. Kitap Maviye, İz ve Süren bölüm başlıkları altında 10'ar adet toplamda 30 adet öyküden oluşuyor.
Öykü okumayı çok seviyorum. Çünkü öyküler bizleri farklı hayatlara, ve düşüncelere misafir ediyor.
Kitaptaki öykülerde yine farklı ama bizden duygular vardı. Hepsi o kadar derinden etkiledi ki çok sevdim.
Gençlik yıllarımdan beri çok sevdiğim Peggy Lee kitapta karşıma çıktı. Özellikle Fever şarkısını çok severim. Hayal 'e öyküsünde adı geçen "Maldoror' un Şarkıları" kitabını biraz araştırdım ve sepete attım.
Bir çok yerini çizdim, ara ara paylaşacağım sizlerle, kitap için bence en iyi yorum sevgili Bahar'ın sunuşta ki satırlarında yatıyor.
🌿Bozkırda büyüyen her çiçeğin maviye özlemi vardır. Benim mavi yolculuğum, içinde denizlerin, gökyüzünün sonsuz rengiyle boyanmış iyimser bir gelecek gayesini barındırır. Mavi, kimsenin varmadığı bir yerdir, gelecektir. Yürüdükçe uzaklaşan ufuk çizgisi gibidir. O tükenmez ulaşma gayesi insanın ruhunu canlı tutar, onu yaşama bağlı kılar.
Yaşanmamışlıklar, kaybedilenler, özlenenler, acı, sevgi, mutluluk, yaşamın getirdiği tüm duygular öykülerde sarıp sarmalıyor.
Ben çok severek okudum tavsiyemdir.
Bahar'ım yüreğine ve kalemine sağlık 👏📚
Okuyanı çok olsun....

🍁 "İnsanlar, geçmişin ağırlıklarıyla yere daha yakın olurlar. Geçmişin ağırlıklarından kurtulanlar ise, göğe daha yakın olur. Uçmak için, başka dünyalara kanatlanıp varmak için hafiflemelisin önce. Dünyanın kapıları kaybolacak. Başka kapılar açılacak, bekle... "

8 Eylül 2020 Salı

Mutluluğun Parfümü Yağmur Altında Daha Güzel Kokar - Virginie Grimaldi



İnsanın dramı bu dünyaya gözlerini açar açmaz başlar. Onu yaşamaya bağlayan her şey, zıtlıklar üzerine kuruludur. Başlangıçlar ve bitişler arasındaki hikayelerin içinde sürüklenir dururuz...

Mutluluğun Parfümü Yağmur Altında Daha Güzel Kokar
adlı kitabımızda bir çocuğu olan anne Pauline’in eşinden boşanma süreci ve eşiyle aralarındaki sevgi bağını kuvvetlendirmek adına farklı bir çaba içerisine girdiğine tanık oluyoruz. Bu zorlu süreç onun kaçtığı gerçekleri, aile ilişkilerini, mücadeleyi ve fedakarlığı bir kez daha gözden geçirmesini sağlayacaktır...

Kitapta bahsi geçen Mistral Gagnat adlı Fransızca şarkıyı çok severim, bu hisli yolculukla yeniden anımsamak çok güzel oldu benim için...
******

“Acı tıpkı bir bumerang gibi. Kendinizden ne kadar uzağa göndermeye çalışırsanız o kadar şiddetle size geri dönüyor. Acı yokmuş gibi yapabilirsiniz, onu susturmaya çalışabilirsiniz ama o orada durur ve en ufak bir çatlakta bütün damarlarınıza yayılmak için sessizce pusuda bekler.”

“İnsan mutluluğun değerini mutsuzluğun en yoğun olduğu zamanlarda anlıyor.”

"Bizim istediğimiz gibi bitmemesi kötü bittiği anlamına gelmez.”




6 Eylül 2020 Pazar

Edebiyatist 31. sayı

 


Salgın günlerindeki ölüm korkusunu anlatan "Bir Sanrı" adlı öyküm Edebiyatist 31. sayıda yer aldı...


Tema: "Gidememek-Kalamamak"

Kil-Tablet Öykü Fanzini 43. sayısında "Kırıntı" adlı öyküm yer aldı...






31 Ağustos 2020 Pazartesi

Doğu Ekspresinde Cinayet, 2017

Ünlü oyuncuların bir araya geldiği, Agatha Christe'nin romanından esinlenerek kurgulanan bir film. Baş rollerinde Johnny Depp Ve Kennet Brangh var. Sevgili Johnnyciğimin imajı farklı geldi bana zira ona uzun saçı yakıştırıyorum ben:)

Konusuna değinecek olursam, 1930'lu yıllarda İstanbul'dan Paris'e giden Doğu ekspresinde bir cinayet işlenir. Bu trende aynı zamanda kendine çok güvenen, tanınmış bir dedektif de yolculuk etmektedir. Hercule Poirot, öldürülen kişinin katilini bulmaya dönük ipuçları bulmaya çalışır. Öldürülen kişi ise, Amerika'nın milyonerlerinden biridir. Acaba katil ya da katiller kimdir :)


Joker, 2019

Başarısız bir palyaço olan Arthur, kötü bir karakter olan Joker'e dönüşürken bende bambaşka duygular denizinde bir o yana, bir bu yana savruldum durdum. Aslında bir anti-kahraman değil Joker. Aile sıcaklığı görmemiş, insanlar tarafından anında yaftalanacak bir rahatsızlığı var, zorbalıklara maruz kalmış, dışlanmış ve yalnızlığa itilmiş. Onu yaratan sistemin kendisi. Hayata farklı yerlerden tutunmaya çalışırken mutsuzluktan ölmek üzere beni duyun, ben buradayım diyor ama kimse farkına bile varmıyor onun. Herkesin unuttuğu,  görmezden geldiği bir kaybeden. Doğarken seçme ve değiştirme şansımızın olmadığı bu acımasız sistem mi, kaybedenleri kötü olmaya zorluyor?

29 Ağustos 2020 Cumartesi

Maviye İz Süren'e Dair IV

 

Sahipsiz Cümleler/ Sevgili Özlem'in yorumu:

Bahar kokulu bir kitap. 🌹🍀🌸🍃 🌱

Bir annenin çocuklarına bırakacağı en güzel şeylerden biri de bu olmalı. Gülce'nin (benim minik mektup arkadaşım şimdi genc bir kız oldu.) Ve Öykü'nün ismini görmek... Kitap senin, benim ya da gün içerisinde yanımızdan geçen insanların öyküleriyle dolu. Bir kaç alıntı yapayım size:

"İnsanlar acılarını ortadan kaldırmayı beceremeyince çarpıtmanın en iyi yolunu bulmaya çalışıyorlardı. Özellikle bu Coğrafya da mağdur olan kadınlar."
.....🌹🍃🍀
"Bakıyor onlara, bu takma kirpikli, peruklu şehre, bu makyajı, bu sahtelikleri, kanını donduran farklı yüzlere."
.....🌹🍃🍀
"Bir yerden kopup gidecek işte hayat. Hiç ummadığı anda, her şey akışında giderken, her şey kendi seyrindeyken. Dün vardın, bugün yok olacaksın."
......🌹 🍃 🍀
"İnsan her yerde çocukluğunu arar."
......🌹🍃🍀
" Bazen hiçbir şey yapmadan sessizliği dinliyor musun? Sana diyorum hey, duyabiliyor musun beni? Kendini kaptırdığın dünyanın sesini kısamaz mısın? "

Tebrikler, daha nice kitaplarını okumak dileğiyle canım


hayat_kitapta_saklı/ Sevgili Asuman'ın yorumu:

Mavi 👉derinliğin,huzurun,sevginin, umudun rengidir.
Sevgili yazarımız,değerli arkadaşım Bahar’ın kalemi ile tanışmam @oykugazetesi ile olmuştu.cArdından edebiyat dergilerindeki derin hikayelerinde iz sürmeye başladım. Ve 👉 @edebiyatist dergisinde kalemlerimiz buluştu...😍
Sonunda kitabı çıktı ve bizlere mavi Işık huzmesini sunuyor ...
:
Hep beraber kitabımızın içeriğine yolculuk yapalım 👉Mavi-İz-Süren adı altında üç bölümden oluşup her bir bölümde, birbirinden bağımsız on hikaye bulunuyor.
İnsan analizlerinin üzerinde durup,yaşanmışlıkların his ve duygularını, mutluluk ve sevinçlerini,
hüzün ve yalnızlıklarını,acı ve korkularını aynı anda yaşıyoruz.
Kimi zaman ne yapacağımı şaşırmış halde😳çelik kapımın buzlu camındaki puslu erkek siluetinin korkusuyla baş başa kaldım.
Bazen masallar diyarında,bulut kuşuyla göğe dalan,çatallanan yolların içli öykülerinde beliren,ruhunda varlığını yakan ebruli su perisinin rüyalarında gezindim.
Kimi zaman ise👉yaşamla ölüm çizgisi arasında sıkışmış gövdemde kadın ve adam oldum.
Ardından siyah bavulumu sıkıca kapattım.
Ah Bahar sen ne yaptın böyle 👏🏻senin dediğin gibi “Bir demet ışık umuduyla uyanıyorum her sabah...”
Kalemin daim, okurun bol olsun arkadaşım...
Gri solgun yollarda yolunuzu ,umudunuzu kaybettiyseniz , mavinin derinliklerinde yolunuzu bulmak istiyorsanız doğru adrestesiniz.
Hepinize mavi günler dilerim...


Meltem Bige Ulu/ Sevgili Meltem'in yorumu:

Selam💕
Bugün size aynı dergiden @edebiyatist seslendiğimiz, Sevgili arkadaşım Bahar Uysal Karakuş’un #maviyeizsüren kitabıyla geldim.
.
Kitap; kitabın ismini oluşturan üç bölüm ve her bölümde yer alan on öyküden oluşuyor. İnsan ve doğasına dair kimi zaman masalsı kimi zaman realist bir yaklaşımla kaleme alınmış öyküler, hem haykırışın hem kabullenişin izlerini taşıyor.

Umudun rengi nedir? diye sorulsa, ekseriye akıllara ilk gelen Mavi’dir.
Hayat veren suyun, gökyüzünün , denizin...
Her ne kadar aslında öyle olmasalar da...
Öykülerindeki karakterlerin kimi de tıpkı mavi gördüğümüz, aslında olmadığını bildiğimiz ya da zaman içinde öğrendiğimiz yanılsamalar gibi.
Kimi taktığı maske yüzünden ayırt edemediğimiz, kimi de zamanın toplumun, kişilerin veya olayların değiştirdiği...

Yine de hep bir ümit içindeyiz.
Dediğin gibi : “Çünkü ümit, bir sonraki zamanın renk belirleyicisidir.”
.
Yaşam ile ölüm arasındaki berzahta sıkışıp kalanların, kadın/adam olmak sorunsalıyla boğuşanların, rüya aleminden aksi seda yapanların, hayatın, akışın cümlesinin izini süren Sevgili Bahar..
.
“ O kadar çok birbirine geçmiş ses ve gürültü var ki; biliyorum, beni duyamazsın. Ama yine de şansımı denemekten, iç sesimi dinleyip durup durup seslenmekten alıkoyamıyorum kendimi ,” diyorsun arka kapağından.
.
Ben duydum.
İsterim ki daha çokları duysun.