25 Eylül 2026 Cuma

Mahcubiyet ve Haysiyet - Dag Solstad


Kitap modern dramanın kurucusu sayılan oyun yazarı Henrik Ibsen'in Yaban Ördeği adlı eserindeki şu pasajla başlar:

"Bir insanın elinden hayatı boyunca kendisini kandırdığı şeyi aldığınız anda mutluluğunu da bitirirsiniz." 

Bu pasaj kitabın ana izleğini oluşturur. Kitabın ilk otuz sayfasına değin bu eserden bahsedilir. Bir  lisede yıllardır edebiyat öğretmenliği yapan, sıradan bir hayat süren Elias Rukla okulda tatsız bir olay yaşar. Olayın sonrasında onun geçmişinde yaşadığı olaylar uzun cümleler ve yoğun betimlemeler halinde aktarılır. Yazar burada bireysel bir kesit üzerinden, toplumsal sorunları da ele alır. Sistem eleştirisi, evlilik kurumu, kimlik arayışı, yabancılaşma. Hızla değişen bir toplumda kaybedilen itibar, kendi aleminde yitirilen anlam. Kitabı bu yaz okuduğum en iyi kitap olarak belirledim. Çünkü Elias'ın entelektüel yalnızlığı bana çok tanıdık geldi. Norveç edebiyatının kıymetli ismi Dag Solstad başka eserlerini de merak ettiğim bir yazar oldu. 

*

"Açlıktan mideleri kazınsa da televizyonda gösterilenlerle aynı çağda yaşıyor olmak insanlara bunu unutturuyor. Hayaller susuzluğu gideriyor. Hayaller tatmin ediyor!"

"Yoksa hayata karşı en çok iştah duyanlar mı seçiyor felsefeyi?"

"Söyleşmeye teşebbüs bile etmiyordu insanlar. Karşılıklı konuşmayı, kişisel ya da toplumsal bir konu üzerine yoğunlaşarak tartışmayı, hiç değilse bir şeyin iç yüzünü kavramanın getireceği anlık parıltıyı yaşamayı istemiyorlardı. "

"Hiç fark ettin mi, bazen insan kendini o kadar uzun süre kandırır ki, bir gün gerçeği gördüğünde sadece hayal kırıklığını değil, mutluluğunu da kaybeder."

**

Okuduğum diğer kitaplar:

- İnce Memed 2, Yaşar Kemal

- Derdini Anlatamayanlar için Ansiklopedi: Paradoks Diyalektika, Haydar Ergülen (Kitabın ismi epey uzun:)

- Çaylak Kesiği, Eren Buğdaycı

- Mark Zuckerberg, Ahmet Seyrek

Dinlediğim tiyatro eseri, Nora, Bir Bebek Evi, Henrik Ibsen (Radyo Tiyatrosu)

***

Kitaplarla kalın.

12 Eylül 2026 Cumartesi

Frances Ha, 2012


Yirmili yaşlarının sonlarında dans stajyerliği yapan Frances. Henüz hayatının nereye doğru şekilleneceğinin farkında değildir. Arkadaşlıklar, aşk, iş ve yetişkinlik arasında kendi kimliğini bulmaya çalışır. 

Bu filmi bir olgunlaşma hikayesi olarak görebilirim. Bilirsiniz, olgunlaşma olayı biraz sancılı olur. Kahramanımızın ev arkadaşı Sophie, kendi hayatıyla ilgili yeni kararlar alır. Haliyle Frances'in düzeni de bu farklı durumdan doğrudan etkilenir. Evden eve, işten işe savrulurken aslında kaybettiği şeyin bir arkadaşlık, bir düzen değil de, hayalleri olduğunu ayrımsar. Olgunlaşmak, istediğin hayata ulaşmak olmayabilir. Bazen sana ait olmayanı bırakarak kendi hayatını yeniden gözden geçirmek ve onu farklı yönde inşa etme cesaretini göstermek olabilir. Her zaman aynı kişi olarak kalmayız. Her yıl, yeni bir yaş aldığımızda bile eski kişilik versiyonumuzun aksayan yönleriyle vedalaşabiliriz. Tabii bu kişisel yolculukta görebilen yanımızın da açık olması gerekir.

*

Gelelim izlediğim diğer filmlere:

- Black, 2005

- Kuzey Kutbuna Yolculuk,Animasyon, 2015

- Piyano Kazası, 2025

- Good Will Hunting, 1997

**

Sevgiler.


9 Eylül 2026 Çarşamba

coconut tatlı



- İki tane karabuğday patlağı

- İki yemek kaşığı yoğurt

- Bir yemek kaşığı bal

- İki yemek kaşığı Hindistan cevizi tozu

- Bitter çikolata

- Filtre kahve

Önce bir kasede yoğurdu, balı, Hindistan cevizi tozunu iyice çırp. Daha sonra karabuğday patlağının birisini filtre kahveyle ıslat. Üzerine yoğurtlu karışımı sür. Onun üstüne diğer karabuğday patlağını da kahveyle ıslatıp ekle. Üstüne kalan yoğurtlu karışımın hepsini dök. Bitter çikolatayla süsle. Kahve ya da çay yanında tüketebileceğin hafif tatlın hazır:)

*

Sevgiler.