30 Aralık 2016 Cuma

izledim

- 24 yorum

Kızımla cuma geceleri ya da hafta sonları genelde film izliyoruz. Disney Channel'de cuma akşamları aile sineması oluyor bazen ona da takılıyoruz.

Onunla beraber izlediğim filmler:

- Küçük Deniz Kızı Ponyo (2008)

- Alice Harikalar Diyarında (2010)

- Mulan(1998)

Bu animasyonların dışında izlediğim en son film, ABD-Fransa yapımı psikolojik gerilim ve gizem türündeki Mulhollond Çıkmazı. Filmi pek beğenmedim. Yıl bitmeden buraya not düşmek istedim. Bu aralar yoğun geçiyor sık yazamıyorum ve düzenli okuyamıyorum sizleri. Bir düzene gireceğim inşallah.

Hepinize iyi seneler❤
Devamı >>

23 Aralık 2016 Cuma

Huzursuz Bacak - Mustafa Kutlu

- 23 yorum

"Mezar taşlarına bakıyor, bazılarını okuyorum.
...
...bir küçük taş ve üzerindeki bir satır yazı beni yerime mıhladı. 
"Dünya bir gündür, o da bugündür - Çarşambalı Deli Remzi". 
Ne tarih, ne başka bir şey.


"İstanbul böyledir. 'Yaşanmaz burada' der, çeker gidersin; üç gün geçmeden özlersin."

Anadolu kökenli bir esnaf ailesi ne kadar çalışırsa çalışsın, iki üç kuşak içinde ancak dış görünüşünü değiştirebilir.

Bir kentsel dönüşüm olmalı. ''Kentsel dönüşüm''; fiyakalı bir söz. Ama nasıl? Kentin dönüşümü sadece mekana makyaj yapmakla olmaz. İnsanı yetiştirmek lazım. O da çok yönlü bir iş.

Birbirimizin yüzüne baktık. 
Sarılıp ağlaşmanın vakti geçmişti. 
Ölüm dahi üzerinden zaman geçtikçe eskiyor. 
İş bitti, gidelim artık.


Yeter ki insan kaybolmasın, insan bozulmasın. Eşyayı, etrafı yenilersin; düzeltirsin ama bozulan insanı düzeltmek zordur, kim bilir kaç nesil alır."

Huzursuz Bacak, okuduğum ilk Mustafa Kutlu kitabı.
Kitapta, zengin ve aynı zamanda bir tıp profesörü olan Hulusi Bey'in oğlu Ömer Faruk'un yurt dışından döndükten sonra memlekete dönüşte yaşadığı hayal kırıklıkları, ülke sorunları, yozlaşan toplumun izlerini derinden hissedişleri ele alınıyor.
Ömer Faruk yurt dışına akademik kariyer için gitmiştir ve bu sayede birçok yeri gezme imkanı, gözlemleme olanağı kazanmıştır.
Kitapta, dışa bağımlılık, kalkınma yurt dışı kültürü ile yurdumuzu mukayese etme, kaybolmaya yüz tutan değerlerimiz ve kimliğimizdeki değişiklikler gibi konular yer yer bir ders kitabı nidasıyla işlenmiş.
Devamı >>

22 Aralık 2016 Perşembe

Bir Beyoğlu Düşü, Berlin'de Sanrı, Kanallar - Demir Özlü

- 12 yorum

"O günlerde yaşam bana karışık, anlamlandırılamaz, rastlantılarla dolu, her zaman kolayca elde edilemez uçucu bir şeymiş gibi görünüyordu. Yaşamın eteklerine tutunmaya çalışıyor, yukarıdaki ana-varlığını henüz elde edemediğimi sanıyordum. Yaşadığım gündelik şeyler- Beyoğlu'nun gri ve silik görüntüsü- değildi sanki yaşam. Daha doğrusu, yaşadığım gündelik hayatı, yaşamın ta kendisi olarak görmüyordum. Ötede, daha uzakta, varılacak bir yerdeydi o. Hayallerle yaratılmış güneşli bir ada sanki. Duyguların fışkırdığı, doyumların birbirini kovaladığı yalancı bir cennet."

"Şimdi düşününce, yaşamım, birbirinden ayrı parçalar halinde yaşanmış çok uzun bir süreç gibi geliyor bana. Hayatın kısa olduğunu söyleyenlerle aynı düşüncede değilim. Tersine çok uzundu, çok uzundu iç sürem. Uzun yılar yaşadım, istemek, bazan da tutkulara kapılmak, aradığının bulamamak, ardından da umulmadık rastlantıların verdiği mutluluklar… işte buydu bütün ‘hayat’ dedikleri. İsteklerinin olmaması ile onların yerini doldurmaya çalışan başka şeyler…"

Tezer Özlü'nün ağabeyi olan Demir Özlü, 1950 kuşağının önemli yazarlarından. 1985 yılında yayımlanan Bir Beyoğlu Düşü, 1987 yılında yayımlanan Berlin'de Sanrı, 1991 yılında yayımlanan Kanallar adlı anlatı kitapları daha sonra bir arada yayımlanmaya başlanmıştır. Demir Özlü Ferit Edgü gibi edebiyatımızda varoluşçu akım içerisinde yer almıştır.

Bu üç anlatının içinde Beyoğlu'nun, Amsterdam'ın, Viyana'nın kafelerine, buraların değişik salaş yerlerine ve insan manzaralarına rastlanır. Uzak kentlere olan sürgün edilmiş yaşamı, yazı dünyasını başkalaştırmış ve yazdığı anlatılarda gerçeküstü öğeleri kullanmıştır. Beyoğlu, Kleist'ın izinde Wannsee'de yaşanan şiddetli aşk, Kierkegaard'a yaslı yaşam-ölüm, aşk-cinsellik sorunlarının deşildiği Amsterdam...
Devamı >>

20 Aralık 2016 Salı

Brooklyn, 2015

- 8 yorum

Yönetmen: John Crowley, Paul Tsan
Oyuncular: Saoirse Ronan, Domhnall Gleeson, Emory Cohen..
Tür: Dram, romantik
Ülke: İrlanda, İngiltere, Canada

Colm Taibin'in kitabından uyarlanan film, İrlandalı bir kadının Brooklyn'a yaptığı göçü anlatıyor.
Eilis Lacey İrlanda'nın fakir bir kasabasında yaşamakta ve sevmediği bir işte çalışmaktadır.
Kilise papazının bir tanıdığı ona Amerika'da yardımcı olacaktır ve Eilis annesini, ablasını bırakarak Amerika'ya gider.
1950'li yılların Newyork'unda Brooklyn'e gelen genç kız burada zor koşullarda kendi ayakları üzerinde durmaya çalışmaktadır.
Bir yanda ülke hasreti bir yanda kalbinde belirmeye başlayan aşkın şarkısı onu bir ikilemde bırakacaktır.
Aşk, memleket hasreti ve göçmenlik üzerine tatlı bir film.

Devamı >>

17 Aralık 2016 Cumartesi

Anne Baba Biz Suçluyuz - Ali Şeriati

- 12 yorum

"Ben de zulüm ve adaletsizlikleri, aykırılıkları, dengesizlikleri kökten kaldırmanın çabasındayım. Özgür insanın oluşması yolundadır gayretim. Öyle bir dinin izindeyim ki, yoksulluğu ve sınıf çatışmasını kaldırır. Öyle bir dine inanıyorum ki insanlara bu dünyada kurtuluş ve özgürlük bağışlar. Öyle bir sorumluluğu yüklenmişim ki, bu sorumluluk, hemen herkese bu dünyada dirilik ve olgunluk kazandırır. Öyle bir akideye inanıyorum ki, adalet terazisini ölümden önce çağdaş toplumda ikame eder. Müslüman oluşum bundandır işte."
"Her yerde olan fakirlik açlık ya da açıklık değildir. Fakirlik para ve altına sahip olamama da değildir. Fakirlik, sahafta satılmamış bir kitabın üzerindeki tozdur. Fakirlik, kağıt imha makinasında, gazete parçalayan bir bıçaktır. Fakirlik, arabanın camından dışarıya atılmış muz kabuğudur. Fakirlik yemeksiz geçirilen bir gece değildir, fakirlik “düşünmeden” geçirilen bir gecedir." 
Kitabın ilk bölümünde yazar, dini kavram ve ibadet konularında ikinci nesle mensup olan çocukların, birinci nesildeki anne ve babalara yönelttiği eleştiri ve suçlamaları ele alıyor.
İkinci bölümde ise, birinci ve ikinci nesle ait olanları birden eleştirmekte ve genç kuşağa, kavram ve ibadetlerin gerçek, akılcı anlamını sorgulamaya çalışıyor. Böylelikle kitabın geniş çaplı bir sorgulama olduğunu söyleyebiliriz. 

İşlenen konular: mahalle büyüklüğünde bir dünya, biz suçluyuz, iki büyük yanılgı ve meşhur hata, rahmi dünya görüşü, yapma dini, namaz, oruç, hacca gelince, kerbela destanı, tevessül, şefaat, velayet, imamet, adalet, hac, Kura'an, ahiret, dua, kaza ve kader, züht, kanaat, sabır, tevekkül, intizar.

B

Devamı >>
 
Copyright © 2010-2014. maviye iz süren - Konular · Yorumlar
Düzenleme: Ferhat Bayram