31 Ocak 2015 Cumartesi

imitasyon aşk III



Durakta beklerken kendimi, dünyanın arka planında yaşayan, gerçek dünya ile ilişki kurmaya çalışan bir insan figürü olarak düşündüm sonra içi tenha olan otobüse bindim. Cama dayadım yanağımı, dinmeyen yağmuru izledim. Kendi kendime: say ki, hiç yaşanmadı o hayali duyuşlar; say ki, bu tutuk bir rüyaydı ve uyandın, dedim. Bir şey kaybetmedin, olgunlaştın.. Geçti, artık düşünme, düşünme dedim.. Birbirinden bağımsız düşünceler üremeyi çok iyi bilirlerdi, birbirine bağlanıp seni içinde kaybetmek pahasına didinirlerdi. Şşşt dedim, düşüncelerin damlalarını dökmek için yarıştığı zihnimi, leke değmemiş bir sayfaya benzettim.. Sustum tüm var oluşumla..

Eve en yakın durakta indim. Kaldırıp başımı gökyüzüne baktım tek bir yıldız kalmamıştı. Penceremden gördüğüm, hikayeler anlattığım o yıldız da yok olmuştu. Göğün bulutsu örtüsü ve kirli kentin gri dumanları kaplamıştı her yanı. Ay boğuk bir sesli çingenenin unutulmuş şarkısını mırıldanıyordu sanki.. Göçmen ruhum ise, hicranlarıyla yalnız kalmış uçarı yolculuklarından çok öteye ulaşmış gibiydi.. Eve vardım, annem açtı kapıyı. Şahika Teyze ile dinlemişler programı, çok güzel okumuşum şiirleri. Sevindim öyle düşündükleri için, yüzümde eğreti duran gülücüklerle teşekkür ettim, programın ayrıntılarından bahsettim. İçimde uçurumdan kendini bırakan uzun şiirden ise, onlara hiç bahsetmedim. Onlardan müsaade alıp, odama geçtim. Yaşadıklarımın tek tanığı olan şiir defterimi çalışma masamın üstüne bıraktım. Üzerimi değiştirdim, makyajımı sildim, ellerimi yüzümü yıkadım. Aynada gözlerime baktım, bir daha geçti dedim, geçti. Odamda bilgisayardan Mercan Dede'nin dinlendiren müziklerini açtım. Neyin sesine bıraktım susan, yorgun kalbimi.. Ayaklarımı duvara dayayıp, uzandım. Hiç bir şey düşünmemeye, kendimi suçlamamaya özen göstererek müziğin büyüsünde gözlerimi kapadım..

Annem bir bardak sütle içeri girdi, müziğin sesini kısarak:
- Seni sevmeyen birini daha ne kadar seveceksin? Kendini hayattan yalıtarak daha çok mu sevmiş oluyorsun? dedi.
- Benim sevgimden ve benden haberi olmayan birini bugüne kadar sevebiliyormuşum. Bugünden sonra da sevmeye çalışmayacağım, dedim. Sarıldım ona..

Başımı göğsüne bastırıp kalbim diyerek bana sarılan, bu güzel gözlü kadından başka hiç bir şey gerçek değildi o yaşadığım anda.. Gerçek; yanı başımda müşfik sevgisi ile var olduğum müddetçe yanındayım diyen, her halime çıkarsızca katlanan ve bunu olanca gücüyle hissettirmeye çalışanlardı.. En çok sevgiyi, öz veriyi ise, en çok onlar hak ediyorlardı..

****
Not: Bir kaç son düşündüm ama  en son bunu yazmakta karar kıldım.

10 yorum:

  1. Düşsel yolculuklar...
    Gerçeğin ayırdına varmak...
    Öykümüz çok güzel bir şekilde sonuçlanmış:)
    Yüreğine sağlık mavim heyecanla bekleyeceğimiz öyküler yazman umuduyla :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. biraz son kısmı mesaj vermek gibi oldu ama yine de öyle kalsın dedim :)
      katkıların için çok teşekkür ederim :)

      Sil
  2. Çok güzel olmuş Mavim. Bayıldım. Acil bir köşeye çekil kitap yaz. En büyük hayranın ben olacağım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. canımm çok sevindim.. hep yazma konusunda çok destek verirsin bana.. çok teşekkür ederim..
      inşallah iyi bir kurgu çatısına bir gün karar verirsem düşünüyorum aslında :)

      Sil
  3. Biliyor musun, ben bu hikâyeyi yaşadım :-) Tüylerim ürperdi şimdi bak:-)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kendi dünyamızda yaratabiliyoruz böyle kahramanlar :)

      Sil
    2. Birebir aynısı Bahar:-) Yok artık dedim:-)

      Yaratabiliyoruz, iyi ki de öyle:-)

      Sil
    3. ciddi mi çok şaşırdım şimdi :)

      Sil
  4. Off bu kızda anca benim gibi haber vermeden seviyor sonra hep bize oluyor. Keşke son vermeseydin

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. aslında uzatacaktım arkası yarın gibi, sonra vazgeçtim :)
      haber vermeden seven, trajik bir kız:)

      Sil

 
Copyright © 2010-2014. maviye iz süren - Konular · Yorumlar
Düzenleme: Ferhat Bayram