30 Ocak 2015 Cuma

imitasyon aşk II



o uzak yıldızın, bir gecede parıltısını
yitirdiğini anlatacağım sana..
kırılan plağı ve susan o ezgiyi..
defter aralarında kurutulan gelinciklerin,
unutulan renklerini bir de..

Radyoya vardım, kapı ziline basmadan önce çantamdan küçük ıslak mendil paketini çıkardım. Paçama bulaşan çamur izlerini sildim. Başka bir mendille de ellerimi temizledikten sonra zile bastım. Güler yüzlü bir bayan açtı kapıyı. 'Merhaba, ben Mutluluk Adası adlı program için gelmiştim,' dedim. Kadın içeriye buyur etti ve 'hemen Metin Bey'e haber veriyorum,' diyerek uzaklaştı yanımdan. Oturduğum yerde sabırsızlıktan tırnaklarımı yemeye başladım. Neden sonra, 'kendine gel, ne yapıyorsun?' dedim. Sürdüğüm acı ojeye rağmen, tırnaklarını yemeye teşebbüs eden tek insan kızıyım diye içimden söylendim. Dik oturdum, etrafı izlemeye koyuldum.

Birden içeri orta yaşlı, kısa boylu, hafif kilolu diyebileceğim ama konuştukça içtenliğini hissettiren, güleç bir adam girdi. 'Merhaba ben Metin' dedi, uzattı elini. 'Ben de Ayça,' dedim, hal hatır sordu, mektubumla ilgili konuşmaya başladı. O konuşurken sesi,  ansızın bir uğultuya dönüşmeye başladı kulaklarımda. Sesler, hafızamda hızla beliren görüntüler birbirine karışmaya başladı. O, halimden kayıtsız, gülerek sürdürüyordu konuşmasını. Benimse her yanıma hayal kırıklıkları yağıyordu. Sanki dağlar unufak olup üstüme yığılıyordu. Mükemmel ötesi birini beklemiyordum ancak böyle bir hayal de tasavvur etmediğimi çok iyi biliyordum. Bacaklarım, ellerim istem dışı bir şekilde titremeye; gözlerim kararmaya başladı. Bunlara sesimin titremesi de eklenince Metin Bey, 'iyi misiniz, hemen bir bardak su getireyim,' dedi. Suyu ağır ağır içtim ve iyi olduğumu söyledim. Uykusuz gecelerim, döktüğüm manasız göz yaşlarım, dinleyenlerin oluşturduğu sabun köpüğünü andıran hayranlık, onlardan bile onu kıskandığım akıl dışı gece inlemeleri bir film şeridi gibi geçti gözümün önünden.

Şiir ajandamı uzatmadan önce ona aldığım, özenerek paketlediğim şiir kitabını uzattım. Paketi açtı, çok sevindi bu sürprize, çok teşekkür etti. Bugünün tarihini attı ve kitabın giriş sayfasına adımı eklemeyi de unutmadı. Daha sonra ajandamda işaretlediğim şiirleri gösterdim. Beraber, okuyacağım iki şiiri seçtik. Sonra program başladı. Şiirleri vurgu ve tonlamalara dikkat ederek büyük bir içtenlikle okudum. Heyecandan daha doğrusu içimde yaşadığım o buhranlı patlamadan ötürü dilim filan sürçmedi, her şey umduğumdan rahat geçti. Reklam arasında vedalaşarak ayrıldım radyodan.

Durağa kadar yavaş yavaş yürüdüm. Yağmur içimdeki amansız belki de yersiz bu hazin buluşmaya damlalarıyla eşlik ediyordu. Sonunda bağımlılığa dönüşmüş, düşsel bağlılığımla yüzleşmiştim. Sadece adını ve sesini bildiğim o adama ise, yaşadıklarımın hiç birinden bahsetmemiştim. Bahsetmem neyi değiştirecekti? Ben onu sevmemiştim ki.. Ben, yalnız dünyamda oluşturduğum ütopik bir kahramanı sevmiştim. Bütün olmayan iyi özellikleri ona yüklemiştim. Yaşadığım yoğunluğu da aşka benzetmeye çalışmıştım. Bu hayali oyunu, bu imitasyon aşkı ben başlatmıştım ve bitirecek olan da bendim..

****
Not: Son kısmı da yazdım ancak sonra yayınlayacağım.

12 yorum:

  1. Ben, yalnız dünyamda oluşturduğum ütopik bir kahramanı sevmiştim. Bütün olmayan iyi özellikleri ona yüklemiştim.'' belki de sürekli yaşananların özeti..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ah bu her şeyi derin hisseden irdeleyen yürekler..

      Sil
  2. Şu beynimizin odacıklarında ve kalbimizin sıcak yuvasında neler yaşatıyoruz, neler hayal ediyoruz. İşte o hayaller bazen bir hikayede can buluyor, bazen şiirlerde.. Sonunu da sabırsızlıkla bekliyorum mavim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. neleri sığdırıyoruz değil mi, bu gerçekten sınırlarımızı zorlama cesareti mi ya da meydan okuması mı, karar veremedim..
      öyküye değerli fikirleri kattığın için çok mutlu oluyorum :)

      Sil
  3. Yani kendi yazdığı bir hikayeyi yine kendi bitirecek..
    böyle anlarda zorlanılmaz, bilirim. Nitekim oluşturulan şey zaten bir yüklemelerle, tanımlamalarla oluşturulmuşsa kişi tarafından, son noktayı koymakta zorlanmaz diye düşünüyorum.
    hayal dünyasında yaşayanların kaderi budur..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Düşsel bir bağlılık olduğu için gerçek bir kırgınlık ya da bir yaşanmışlık olmadığı için belki kolay atlatabilir..

      Sil
  4. Byin farklı, inanılmaz bir şey ya.
    Hayal konusunda ayrı bir yetenek elbette.
    Geçen yazıda da söyledim kendimmiş gibi, umduğum sesine yakıştırdığım; belki de bulduğum bende var olan o olmayacak da...
    " Bu hayali oyunu, bu imitasyon aşkı ben başlatmıştım ve bitirecek olan da bendim.." Bu cümleler beni benden alır.
    Emeğine, ellerine, ağzına, düşüncene hatta paylaşımını göndermeye yarayan internetine bile sağlık o derece diyorum bak.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. iyi hayal kurmak kendini o hayal dünyasının yaşayan, duyumsayan kahramanı yapmak gerçekten farklı bir yetenek :)
      kendini bulman hani oradaki duyuşları hissetmen çok hoşuma gidiyor,
      ben sana içten sesin için teşekkür ederim :))

      Sil
  5. İmitasyon aşkları zamanı geldiğinde gerçek aşklardan ayırt edebilmek de bir hünerdir. Bilgi, beceri ve deneyim ister. Nice mutsuzluğun kaynağı o bilinçte olmayış değil midir? Bazen romantik bir ortam, güzel bir şiir, güzel bir şarkı, kulakları duymaz, gözleri görmez hale getirebilir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. gerçekle taklidin ayırdında ancak duygu noktasında sanırım kalbine söz geçiremiyor. Bunun ayrımında olması en azından yaşadığı o süreçten uzaklaşabilmesi için bir adım. dediğiniz gibi farkındalık belli bir yaşanmışlığı gerektirir.
      Edebiyat, müzik kısaca sanat kadınlar için iyi bir etkileme aracı aslında. duyguları harekete geçirmenin etkili yolları.
      teşekkür ederim :)

      Sil
  6. Ben, yalnız dünyamda oluşturduğum ütopik bir kahramanı sevmiştim. Ben aşkın böyle olduğunu düşünüyorum. Karşımızdaki kişiye yüklediğimiz değerleri vb. seviyoruz biz kişiyi değil. Zamanla yüklediğimiz bu değerlerden sıkılıyoruz ya da yoruluyoruz. Sonra aşk bitti diyoruz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. aşkın büyük bir bölümünü kişinin o şekilde anlamlandırması oluşturuyor,
      ben de öyle düşünüyorum..

      Sil

 
Copyright © 2010-2014. maviye iz süren - Konular · Yorumlar
Düzenleme: Ferhat Bayram