29 Ocak 2015 Perşembe

imitasyon aşk I


bir acının doyumsuzluğunu anlatacağım sana,
yüzümdeki izleri, kabuk bağlamış yaraları,
terk-i diyar olmuş aşkları..
hepsinin bir görüntüsü var,
berrak, saydam, yaşanmış..
onları anlatacağım sana..
güvercinlerin anlattıklarını bir de...

O sabah daha ne kadar rezilleşebilirim diye söylendim kendime. Sabah güneşi aralanmış perdeden sızarken içeri, küçük bir kız çocuğu gibi ağlıyordum. Sert olmak gerekiyordu oysa hayata. Bu kadar duygusallık aptallıkla eş tutuluyordu. Unutmuş muydum?

Bir radyo istasyonunda şiir okuyan bir sese aşık olabilir miydi insan? Hani görmediği birine? Ahmet Telli, Cemal Süreya, Ahmet Arif şiirlerinden anlıyor diye ona tutulmak mı gerekiyordu? Hep aynı radyo istasyonunda kalan o şiirlerle, o çaldığı şarkılarla hayat geçer miydi? Bu zırcahillik, bu çılgınlık, bu gereksizlik, bu içinde bolca küfür, sansür içeren bir demogoji!

Sırf sesi, o tutulduğum sese benziyor diye biriyle görüşmeye başladım. Bunu bilerek yaptım çünkü görmediğim yüzde bin, gerçekte bir şey hissetmeyeceğim biri ile kafamdaki hayali yüzleştirmekti amacım. Ama bu fikirde de pek başarılı olduğumu söyleyemeyeceğim. Günler geçti sınavları güç bela verdim. Annem hayattan kopuşumu, ona biraz çıtlattığım platonik aşka bağlıyordu. Kahvaltıda kızartılmış ekmeğe reçel sürerken annemin bana üzülen gözlerine bakarken yine gözlerim doldu. Kodlarımda bir eksiklik var dedim ya da ben hayatın kuralları karşısında fazla güçsüzüm dedim anneme. Annem masumiyet ve dürüstlük her şeyden önemlidir kızım, geçecek bunlar dedi. Geçmedi, hayatım çözülmeyen fizik problemlerine dönüştü.

Günü yutarcasına öldürüyor, deli gibi dışarıda arkadaşlarımla geziyor, onlarla sinemaya filan gidiyordum. Yanıma imitasyon aşkımı almayı da ihmal etmiyordum. Nasıl yaptığım sorusuna gelince onun kafamdaki hayaliyle onu her anıma dahil ediyordum. Akşam ise yine o radyo istasyonunda soluğu alıyordum. O ses gözlerimi yaşartıyor, genzimi yakıyordu. Her gün telefonumdan radyo programına tweet atıyordum. Bir gün programa mektup gönderebileceğimizi söyledi imitasyon aşkım. Hemen kollarımı sıvayıp uzun bir mektup yazdım. Mektubumu çok beğendi, bir gün şiirlerimle konuğumuz olabilirsiniz dedi canlı yayında. Heyecanlandım, anlamsız bir mutluluğa boğuldum. Sonra bir gün tüm cesaretimi toplayıp, uygun bir zamanda konuk olarak katılacağımı söyledim. O gün gelince hazırlandım, elimde ajandamla radyoya doğu yol aldım. Dinleyenlerinin aşırı hayran olduğu bu sesin kime ait olduğunu görecektim, en önemlisi kendi yarattığım, benliğimi tesiri altına alan hayalimle yüzleşecektim...

****

Not: Öykümtırak etiketinde yazdıklarım gerçek dışı olup, öykü egzersizi olarak nitelendirdiğim çalışmalardır.

26 yorum:

  1. Ve özge bu öykümtrak çalışmalarının naifliğine hayrandır. ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ben de bu naif yüreğe daha çok hayranım :))

      Sil
  2. Ama bunun devamı vardır herhalde değil mi? Zira çok heyecanlı bir yerde kaldı, merak ederim ben şimdi...

    YanıtlaSil
  3. "Çözülemeyen fizik problemi" işte hayat tam da senin dediğin gibi. Mavim, bu şimdi "öykü egzersizi" mi? Bu egzersizse ileride neler olacağını hayal bile edemiyorum. Bu öykü müthiş olmuş fevkalade olmuş :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ah hayatın çözülemeyen büyük yanları..
      beğenmene çok sevindim, teşekkür ederim :)

      Sil
  4. öykulerın ruhunu alıyor ınsanın ve devamını beklıyor 4 gozle ınan

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. öyle hissetmen sevindirdi çook :)
      yayınlayacağım devamını :)

      Sil
  5. trak değil bayağ öykü olmuş. İç konuşmalar güzel olmuş...
    daha da başarılar inşallah.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok teşekkür ederim sevgili aze :)
      sevindim..

      Sil
  6. mavim yine beni benden aldın yahu ve ilk dizeler sanırım sana ait diğerleri gibi harikasın!
    ve devamı gelsin pleaseee :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ilk dizelerde benim aslında hani şiirsel diye tırnak işareti koymuştum:)
      sevdiysen ne mutlu, devamı gelecek çok yakında :)

      Sil
  7. Birgül çok beğendi..Profesyonelce Tebrikler gerçekten :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. mavi buna çok sevindi :)
      çok teşekkür ederim :)

      Sil
  8. Cok okumak kaliteyi ve geniş bir ufku beraberinde getiriyor

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok doğru söyledin okumak ufkumuzu hayal dünyamızı çok zenginleştiriyor :)

      Sil
  9. Uzun zamandr yazmiyordun öykü ck guzel yazmissin akici icten :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. evet uzun süredir yazmıyordum ama tembelliğimi tatil de aştım, bakalım devamını da beğenecek misin :)

      Sil
  10. (: kendimi buldum desem içinde..
    İnanır mısın ?
    Pek güzel, çok güzel.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yaşarken hep aynı yerlerde tökezleyebiliyoruz..
      teşekkür ederim, sevindim :)
      ikincisini de yayınladım amaa :)

      Sil
    2. Ona da bakıyorum hemen :)
      Biraz geç kaldım ama bu seferlik böyle olsu :$

      Sil
    3. bugün de üçüncü son kısmı yayınlıyorum amaa :))

      Sil
  11. Waaooow çok güzel bir seriye başlanmış. Hemen diğer kısımlarını da okuyorum şimdi. Bakalım imitasyon aşk ne olacak.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. değişik bir kurgulama yapmaya çalıştım umarım beğenirsin :)

      Sil
  12. Nasıl özlemişim baharımı okumayı...su gibi ilaç gibi merhem gibi
    Gibi gibi bir an
    Sen hep yaz ben hep okuyayım
    Yüreğine sağlık

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. canımm benim tatlı arkadaşım..:)
      ben de seni okumayı çok seviyorum mügecim daha sık yazsa diyorum :)
      öpüyorum..

      Sil

 
Copyright © 2010-2014. maviye iz süren - Konular · Yorumlar
Düzenleme: Ferhat Bayram