13 Kasım 2014 Perşembe

Elveda Alyoşa - Oya Baydar


"Ben seni, duvarın öte yanından, kurtarılacak dünyadan gelen umutsun diye; inançlarımın, kimliğimin, doğrularımın, dev aynalarında tasdikisin diye sevdim. Güvenli, mağrur, muzaffer kimliğimin derinliklerinde gizlenen korku dolu, ürkek çocuk kuşkularına Batı’ dan gelen etkili bir ilaç, sarsılmaz bir kanıtsın diye ve belki de kadınlığını bile öne çıkarmaya gerek duymayan, iddiasız, özgür, huzur dolu güvenin için sevdim.
Sevdim mi?
Hiçbir aşk sözcüğü söylenmedi aramızda. Hiç soru sorulmadı. Hiç kavga etmedik, hiç söz vermedik, hiç bağlanmadık birbirimize. Buluşurken, konuşurken özgürdük. Yasamız yoktu,tarihimiz, sınırımız da. Farklı yönlerden esen rüzgarlar gibi , belirsiz bir zamanda , belirsiz bir yerde buluşurduk. Dünya küçüktü ve bugünüyle olmasa da yarınıyla bizimdi.
Dünyalarımızı ayıran duvarda payım, emeğim vardı. Duvar, inancımın anıtı, istesem de istemesem de kimliğimin rozetiydi. Seni duvara karşı duyduğum karışık duygulara benzer titreşimlerle, korkuyla, kuşkuyla ama umutla sevdim. Duvarı anlamsız ve çirkin bulduğunu sezdiğim zaman, senden kuşkuya kapıldım, duvardan değil."

Elveda Alyoşa, Duraklar, Vedalar, Anımsamalar, Branderburg Kapısı'nda Ölüm başlıkları ile dört bölüme ayrılmış öykülerden oluşuyor. Bu öykülerin ana teması ise, Oya Baydar'ın seksen döneminden sonra yurt dışındaki sürgün günlerindeki gözlemleri ve izlenimlerinden izler taşıyor.

Baydar bu kitabın belli bölümlerinde, Doğu Almanya'da başlayan ve Berlin Duvarı'nın yıkılışı ile yaşadığı toplum içindeki gelişmeleri taraflı bir bakış açısıyla değerlendiriyor.

Duraklar bölümünde kendi yurdundan kopmuş yabancı bir ülkede yaşayan bir insanın izlenimlerini, duygularını, yurduna özlemlerini; Vedalar'da, geçmişte kalmış hatıraları, ütopik özleyişleri, kaybedilmiş paylaşımların sıcaklığını; Anımsamalar'da zamanın sarkacında yok olan sevilen kalplerin burukluğunu, geçirilen anların sayıklamalarını; Branderburg Kapısı'nda Ölüm bölümünde, Berlin Duvarı ile yıkılan sosyalizmin yok oluşunu bir kadının perspektifinden şiirsel ve edebi bir dille çok iyi aktarıyor.

"Orada öyle mutfak kapısına dayanıp durmuşsun. Omzunda tüylü güzel kuyruğu, ürkek zeki bakışlarıyla Gorki Parkı’ ndaki sincap. Çayırın üstüne bağdaş kurmuş, Devrim Tarihi kitabımızı önüne açmışsın. Daha her şey yerli yerinde. Ne duvarlar ne inançlar yıkılmış; ne yıldızlar ne heykeller ne umutlar parçalanmış. Yüzüne zaman zaman o bezgin anlatım gelse de –şu sıcak günlerde otuzundan, kırkından sonra böyle ders çalışmak!- ilk yaprak kıpırtısında , sincabın daldan dala ilk sıçrayışında ya da yaptığım bir şakada aydınlanıveriyorsun. Yaşama sevincimiz her türlü yorgunluğu yeniyor."

20 yorum:

  1. Dünya küçüktü ve bugünüyle olmasa da yarınıyla bizimdi.
    Güzel kitap.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yarınlar ve umutlarımız..
      belki de onlar en çok yaşanılır kılandı dünyayı..

      Sil
  2. Yaşama sevincimiz her türlü yorgunluğu yense hep...

    Günaydın:-)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yaşama sevincimiz her şeyin üstesinden gelebilse.. dilerim..

      günaydın handancım :)

      Sil
  3. Yıllar önce okuduğum bi öykü kitabıydı,doğu almanyada sürgün anıları ve dünyanın grileştiği para kültürünün ele geçirip bozamadığı bir yüreğin çığlığıydı.yıllar sonra oya hanıma bir söyleşide bu kitabtan bir bölüm okuduğumda,benim en içsel en sevgili metnimdi demişti.dahasında sıcak külleri kaldı,erguvan kapısı,çöplüğün genarali,kayıp söz vsvs sevdiğim bir yazardır.şu da bi gerçekki güzel metinleri okuman beni mutlu ediyor

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. onunla tanışmayı çok isterdim
      ne güzel en içsel en sevgili metnini hissetmen..
      evet diğer kitaplarını da okuyacağım. öykülerindeki içtenliği kendime çok yakın buldum..
      teşekkür ederim :)

      Sil
  4. Ben seni tüm sebepleri bahane kılarak sevdim..

    "Dünyalarımızı ayıran duvarda payım, emeğim vardı. Duvar, inancımın anıtı, istesem de istemesem de kimliğimin rozetiydi. Seni duvara karşı duyduğum karışık duygulara benzer titreşimlerle, korkuyla, kuşkuyla ama umutla sevdim. "

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. emek verilen sevmeler ve bir pula satılan, unutulan, görülmeyen özveriler..
      ah..

      Sil
  5. Yanıtlar
    1. en çok da Elveda Alyoşa adlı öyküyü beğendim :)

      Sil
    2. defalarca okuduğum doğrudur :)

      Sil
  6. Böyle kitaplarda, boğazımdaki düğüm ağırlığını ikiye katlıyor resmen.

    Okuyacağım. Belki tüm yorgunluklarımı yenecek bir "şey" bulurum ben de.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. okurken ben de öyle oldum Emilia.
      gerçekten değerli bir kitap, ve onu bulacağını düşünüyorum,
      sevgiyle..

      Sil
  7. Sait Faik hikaye armağanı ve öyKü kelimelerini okuduktan sonra iyice meraklandım. Birkaç öyküyle tamamlanan kitapları seviyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. iyi bir öykü kitabı beğeneceğini düşünüyorum :)

      Sil
  8. Yakin tarih. Bende okurum :D

    YanıtlaSil
  9. Şeker kızın ve sevdiklerinle en mavisinden en tadına doyulmazından bir pazar günü diliyorum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. dünya tatlısı arkadaşımm çok teşekkür ederim,
      sana da mavi dolu, gülümseyiş dolu bir pazar olsun :))

      Sil

 
Copyright © 2010-2014. maviye iz süren - Konular · Yorumlar
Düzenleme: Ferhat Bayram