11 Haziran 2014 Çarşamba

Film adamı



Herhangi bir akşam üstüydü. Mimar Sinan Kültür Parkı'nda havuzun kenarında tek başına oturuyordu Ferda. Parkın çevresindeki ağaçlar için bütün fıskiyeleri açmıştı görevli. Her tarafı bir toprak kokusu sarmıştı. Bu kokuya bayılırdı Ferda. Bir kahve daha söyledi kendine. Bu masada Emir ile oturdukları günleri anımsadı.

Emir:
- Rezil sarhoşluklardan, bilumum düzensizliklerden, sahte aşklardan bıktım Ferda. Gerçek aşkı arıyorum ben. Onu da senin büyülü gözlerinde görüyorum. Seni düşünmediğim bir dakika yok inan.

- Her şeyi akla, bilime dayandırmayı severim ben Ferda. Artık duygularımı kontrol altına almayı çok iyi biliyorum. Kontrollü duygularım ve mantıklı fikirlerim bir tek sen de karar kıldı Ferda. 

- Yerel yönetimler konusunda kendimi geliştireceğim. Bu punto hamallığından bıktım canımın içi. Bir de düşünce suçundan yargılanıyorum hala, kendime bir çeki düzen vereceğim Ferda bak her şey daha güzel olacak.

Bunları söylerken kaşını kaldırıyor o cool dediği duruşunu takınıyor. Sigarasını yakıyor. Bir püf sağa, bir püf sola, bir püf de Ferda'nın yüzüne. Ferda eli ile dumanı yok etmeye çalışıyor. Tanıştıktan sonra Emir'in ilişkilerinde yarattığı dumanlı hava sahasını yok edemiyor ne yazık ki. Konuşurken tok sesiyle Emir, Ferda onu dinler bir süre sonra aynı şeyleri gevelediğini fark edince içinden Özlem Tekin'in Laubali şarkısını söylemeye başlardı. Zoraki bir gülümsemeyi yerleştirmeyi de ihmal etmezdi yüzüne. Emir'in insanı anında çekim alanına dahil eden bir havası vardı. Bunun dışında Ferda'yı çeken hiç bir albenisi yoktu. Emir'e sorsan yakışıklı, entelektüel, görmüş geçirmiş biriydi kendi.

Herhangi bir sabahtı Emir aramadı, günaydın mesajı çekmedi. Herhangi bir öğlendi Emir Şükrü Erbaş şiirlerinden dörtlükleri mesaj olarak göndermedi. Herhangi bir akşamdı Emir akşam yemeğinde hangi otelin akşam yemeğinde olduğunu yazmadı. Herhangi bir geceydi. Emir iyi geceler mesajı çekmedi. Kayboldu birden. Yerleşik bir düzeni olmadığı için gidip bulma olanağı da yoktu Ferda'nın. Aklına kötü şeyler gelmeye başladı Ferda'nın. Telefon etti ona. Hiç bir yanıt alamadı. Mesaj yazdı yanıt alamadı. İyice işkillenmeye başladı. Sonra nice sabahlar, öğlenler geçti. Ferda'nın aklına bir fikir geldi. Arkadaşının telefonundan Emir'i aradı. İlk çalışta telefonu açtı Emir ve tanıdı sesini Ferda'nın. Ferdacığım şu an hocamın yanındayım sana dönerim ben sonra dedi, kapattı. Ferda o an kendine kızdı. Tamam onu istemiyordu ama en azından iyi olduğunu ona söyleyebilirdi ya da ben artık seninle olan ilişkime son vermek istiyorum diyebilirdi. Onu belirsizlikte bırakması, açık olmaması Ferda'nın çok zoruna gitti. Bıraktı, uğraşmadı artık onunla. Ne aradı ne sordu.

Kısa bir zaman sonra bir cumartesi akşamı telefonu çaldı Ferda'nın. Telefon eden Emir'di.
- Ferdacım kredi kartımı memlekette unutmuşum. Bana elli lira gönderebilir misin? Yoksa başka arkadaşımdan isteyeceğim.
Ferda şaşkınlıktan önce ne diyeceğini bilemedi.
- Bugün cumartesi nasıl göndereyim. Hem bunca zaman aklına gelmedim para zamanı mı aklına mı geldim? dedi. Kapattı telefonu.

Durmadan bilimden dem vuran Emir'in bir film adamı olduğunu o kadar acı çektikten sonra anladı Ferda. Ama zararın neresinden dönersen kardır dedi. Gülümsedi. Masadaki eşyalarını çantasına koydu, hesabı ödedi, Özlem Tekin'in Hep Yek şarkısını telefonundan açarak uzaklaştı parktan.



28 yorum:

  1. ah Ferda kendini olduğundan farklı gösteren insanlar olduğu sürece biz her geçen gün öğreneceğiz..
    her daim ötekileştirildiğini düşünen bu tür insanlar farkında olmadan aynı durumu başkasına yansıtırlar, olmak istedikleri ben'lerini olmuş gibi gösterir karşılarındaki insanların hissiyatından kendilerine paylar çıkarırlar.
    dıştan bakınca vayyy be dediğin sonrasında bomboş olduğunu gördüğümüz nadir insanlardır bu film adamları:)
    film adamları bitmez mavim çok güzel anlatmışsınnn Ferda' ya üzülmedim desem yalan olur:)
    bu tür yazılarını daha çok seviyorum bir de Şaziye vardı ne oldu ona ? Çok sevmiştim ki ben onu yine onu yaz yine onlardan bunlardan yaz:))
    sımsıcak günaydınlar mavimmm :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. psikolojide yansıtma olayı sanırım burada yürürlüğe giriyor eveet :)
      film adamları çok fazla şu dönemde :)
      arkadaşımın yaşadığı bir olaydan esinlenerek yazdım :)
      tamam yazarım yine şeker :)
      günaydın elsacımm :)

      Sil
  2. Günaydın can içim :)
    Nasıl güzel olmuş bu hikaye bayıldım :))
    Öpüyorum seni kocaman :*

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. günaydın tatlımm :)
      bir arkadaşım benim öykümü yaz deyince ben de yazdım :)
      sevindim,sevdiysen, çok öptümm :)

      Sil
  3. Banane ama benimde öykümü yaz :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. senin maceralarından hangi birini yazayım
      ay yok yetişemem ben sana:D

      Sil
  4. pis Emir, onu bir yerde mümkünse dövsünler... çok güzel yazmışsın ama yaaaa :)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısın onun gibilere ceza vermeli :)
      teşekkürler şeker :)

      Sil
  5. arka kapağında tanıtımını çok beğenip de aldığın bir kitabın; okudukça ne kadar boş ve kendini tekrar eden bir ürün olduğunu anlamak gibi bir şey sanırım bu da:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok güzel bir teşbih oldu aliscim :)

      Sil
  6. olması çok muhtemel bir ilişki türü... Niceleri var gerçekte böyle ah.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çevremizde çok karşılaşıyoruz hayalim :)

      Sil
  7. Ne güzel bir yazı bu ya..
    Bu Emir'ler hep böyle :/

    YanıtlaSil
  8. Yanıtlar
    1. Geç gördüm kusura bakma, gündelik hayhuyu işte :)

      Sil
  9. Gerçekten güzel. Bu Emir gibiler olmasa işte hiç değer bilemeyecez. Özlem Tekin şarkılarıyla kurulan ilişki de iyi. Tebrikler o zaman :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Onlara önce teşekkür edelim o zaman :)
      Şarkılar eski ama konuya uydu gibi, teşekkürler şenaycım :)

      Sil
  10. Gel Ferda içelim gel.. Bu insanlar en güzel rakı masasına meze olurlar ;)

    YanıtlaSil
  11. sayfanın yeni görünümü güzel olmuş mavim:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. teşekkür ederim elsacım, ferhat arkadaşımız sağolsun :))

      Sil
  12. emir gibi olsun hep insanlar. Ozlem tekin şarkisiyla da aşik olalim. Şey olsun adi da aşk herşeyi affeder mi dersin zamanla gecer mi guzel gunlerin hatrina aşk herşeyi affeder mi :):)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. böyle emirler kızlardan uzak dursunlar ya da gerçekten seven kalplerden uzak olsunlar :)
      ha o şarkısı da güzel :))

      Sil
  13. Baharcım çok güzel bir öykü olmuş bu arada blogda değişiklikler yapmışsın çok ta iyi olmuş diğer yazılarını da gözden kaçırmamış oluruz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. teşekkür ederim canım beğenmene sevindim :)
      çok öptüm..

      Sil
  14. Aylak Adam'da Bay C. bir karakterden bahseder. sadece 10 dakikalığına sahip olunabilen bir karakter. film izledikten sonra filmin etkisinde kalınan, o etkiyle de kendini çok fazla yormak istemeyip kendini sokağa vuran, üstünden atan bir karakter.
    bu yazında kısa film gibi ya da fragman gibi bir şey canlandı gözümün önünde okuduktan sonra. insana o etkiyi en kısa sürede en etkili şekilde veren, ilişkilerin değerini anlatan bir yazı. ve tabii etkisi de daha uzun.
    kalemine sağlık. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. gittikçe yozlaşan ilişkiler, adı farklı anlamlarda kullanılan aşk oyunları.
      onlardan bir kesit evet :)
      senin de kalbine sağlık :)

      Sil

 
Copyright © 2010-2014. maviye iz süren - Konular · Yorumlar
Düzenleme: Ferhat Bayram