29 Mayıs 2014 Perşembe

her biri ayrı hava


Birisi, kabuk tutmuş yaralarımızı okşamaya başladığında, cırt diye açılıveriyor ve oluk oluk kanamaya başlıyor yeniden… Birine teslim olduğumuzda ve içimizi döktüğümüzde, bedenimiz ve ruhumuz kan içinde kalıveriyor. O yüzden değil mi, içimizi tutmalarımız, birine teslim olmaktan korkmalarımız, ortalıkta tedirgin ve gergin dolanmalarımız? G.G.Marquez



Dünya bir çok parçanın bileşkesiydi. Sen bir çok parçanın bileşkesiydin. Ortak tek yanınız buydu. Dünyanın bir parçasındaki küçük penceresinden bakardın adı yaşam denilen sürece. Seni oluşturan parçalardan birinde kalıp, tümüne yayardın duygularını. Öyle kaybolurdun bir parçanın içinde. Sanki dünya salt o parçadan ibaretmişçesine yahut sen salt o parçadan oluşmuşçasına. Tablonun bir parçasını görmek sadece o tabloyu yapan sanatçıya haksızlık olmaz mı? Tek kullanımlık bir yaşam hakkına sahip olan sana haksızlık olmaz mı?
Uyan. Yalnız bir parça içinde kaybolma, tablonun bütününe bak. Dünyanın bütün huzur ve mutluluk veren parçalarında nefes almayı bil.

Tabloya bak, göreceksin!

9 yorum:

  1. Hep o küçücük parçaya odaklanıyoruz maalesef. .
    İlk kısım beni benden aldı güzel yüreklim :*

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. o zaman hayatımıza daha uzaktan bakabilmeye :)

      Sil
  2. Tabloya bakmak, büyük resmi görmek ya da en azından buna çabalamak, bunun farkında olmak. Yoksa daha çok teslim edişte kendimizi kaybederiz..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. dilerim teslim olmadan ve kaybolmadan fark ederiz :)

      Sil
  3. Ben de kendine saklayaniardanım yaşadıklarını :)

    YanıtlaSil
  4. Ah, seviyorum böyle deniz kokan cümleleri. İşte yazı yazılacaksa eğer buna değmeli, hakkını vermeli.

    YanıtlaSil

 
Copyright © 2010-2014. maviye iz süren - Konular · Yorumlar
Düzenleme: Ferhat Bayram