16 Ocak 2014 Perşembe

Susma Durağında İnecek Var!..


"Madem şu çiğdemin bir fikri; şu serçenin özel eşyası; şu taşın yarına kalma kaygısı yok, bunların hiçbiri bende de olmasın… Diye çok düşündüm.
Hatta kendimce birtakım kararlar bile aldım.
Ama olmuyor. Bir yandan yazdıklarım vasıtasıyla fikir beyan ediyor, bir yandan olmadık şeylerin koleksiyonunu yapıyor, bir yandan da yarına daha fazla kalabilmek için tüm gücümle şiire abanıyorum.
Özlediğim veya heves ettiğim dünya ile içinde bulunduğum dünya arasında, kabul etmek gerekir ki, dünya kadar fark var.
Doğrudur, bir otun bile iddiası vardır. Fakat bunu asla dile getirmez.
Doğrudur, havaya attığımız taş bile tekrara düşmez. Bir kar tanesi bile kendini tekrar etmez.
Ama biz ederiz.
Çocukluğumun sokağında, küçükler suyun, yetişkinler ekmeğin, büyükler de ölümün sözünden hiç çıkmazdı.
Bir de ‘ciddiyet’in sözü tutulurdu.
Çocukluğumun sokağında, insan olmanın ilk şartı, temiz olmaktı. Temiz olmayan, bozuk demekti. Evi dağıtıp kirlettiğimiz vakit, annemiz, “evi bozmayın” diye seslenirdi. Kirletmeyin değil, bozmayın…
O zamanlar, dünya hatır üzerine kuruluydu. Sadece annemizin ve babamızın değil; ağaçların, çiçeklerin, kuşların, suların da üzerimizde hatırı vardı. Ve bu hatır, her daim gözetilirdi.
Yine, başkalarına haksızlık yapılarak hak aranmazdı.
İnsanımız akli dengesini, ülkemiz ise adli dengesini henüz kaybetmemişti.
Devlet, “Lütfen kasaya doğru ilerleyiniz” demezdi.
Sonra devir değişti. Çok hızlı değişti hem de…
“Para benim için ikinci planda” diyenler gitti, yerine hesap makinesine benzeyen insanlar geldi.
İnci Enginün Hanım, “Nakit paranın önem kazanması, emek ve gayreti yenmiştir” diye yazmıştı. Yenilen sadece bunlar değildi tabii.
Kaç zamandır, “Ölümün hiç dostu yok, benim niye olsun” diye düşünüyorum. Daha doğrusu, düşünmeden edemiyorum.
Modern zamanlar, uzakları yakın kıldı.
Buna karşılık, en yakınımızdaki şeylerin uzağına düştük.
Sadece şu veya bu gıdanın değil, artık insan ilişkilerinin bile raf ömrü oldu. Her insanın son kullanma tarihi var. Çünkü insanlara insan olarak değil de, imkân olarak bakılıyor.
Şurada veya burada, bir avuç insan olarak, siyah beyaz bir gazete sayfasında yayınlanmış kırmızı güller gibiyiz.
Kırmızı olmasına kırmızıyız. Veya pembe. Fakat gazeteyi eline alıp bakanlar, haklı olarak, bunu görmüyor, bilmiyor.
Bir anlamda, herkesin rengi kendine gibi bir durum ortaya çıkıyor.
Bundan dolayı olsa gerek, yazdıklarımız bir yere değmiyor, bir şeyi harekete geçirmiyor. Maalesef bu böyle…
Müzikte, “susma durağı” diye bir şey var.
Oraya gitmeye ne dersiniz?"
                                                                                              İbrahim Tenekeci

26 yorum:

  1. Günaydın Mavi... Severim İbrahim Tenekeci'nin yazılarını ve şiirlerini. İlk defa bir arkadaşımın gönderdiği bir şiiri ile tanışmıştım onunla ve o gün bugün severim kelimelerini. Bu da onlardan biri harika daha ne denilebilir ki.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ben de çok severim ara ara paylaşırım.
      güzel geceler tatlım.

      Sil
  2. çok güzel alıntılar Bahar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yitirdiğimiz değerleri ne güzel ifade etmiş.

      Sil
  3. günaydın Bahar
    yine çok güzelsin :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. güzel geceler emrecim.
      seni görmek ne güzel.
      adaya ve sana öpücükler:)

      Sil
  4. ben bu adamı seviyorum. değiyor bir yerlerden yüreğime yazıları, yaşadıklarımı hatırlatıyor...

    YanıtlaSil
  5. “Göçmen çiçeği dünyanın
    Kökleri ardı sıra sürükleyen çılgınlık!
    Madem ki yaşam bu
    Madem ki taşın taş olmaktan öte
    bir umarı yok
    Bir türkü söyle kadınım
    Yürüsün dünyaya mutluluk...”

    YanıtlaSil
  6. O kadar özlemişim ki yazdıklarını. Sıcacık. Yine iyi ki geldim...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hoş geldinn. ama çok özletme kendini ahucumm,
      merak ediyorum

      Sil
  7. Çok hoş. Ne de güzel anlatmış her şeyi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. gerçeklerimiz, unuttuklarımız hayalcim.

      Sil
  8. "Özlediğim veya heves ettiğim dünya ile içinde bulunduğum dünya arasında, kabul etmek gerekir ki, dünya kadar fark var." ne kadar da iyi anlatıyor beni..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hepimizin öyle bir fark aralığı var sanırım aygülcüm..

      Sil
  9. "Her insanın son kullanma tarihi var. Çünkü insanlara insan olarak değil de, imkân olarak bakılıyor." ne kadar doğru.ne yazık ki bir çok ilişki imkanlar,çıkarlar için kuruluyor.en azından çıkar bittiğinde bitiyor.iyi niyetl,,dostane ilişkiler de var elbet az ve öz olsa da.en kıymetliler bu yüzden.herkese nasip olamayan ilişkiler onlar...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısın. menfaat üzerine kurulan ilişkiler çok arttı günümüzde.
      o halde en kıymetlilerimizin artması dileğiyle..

      Sil
  10. güzel bir paylaşım maviden maviye:))
    sayfanızdaki yeni desenlerde göz alıyor yine mavi yürek:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sevdiklerimi dayanamam paylaşırım bilirsin.
      biraz değişik olsun dedim:)
      öpüldün şeker

      Sil
  11. Bu şiiri aldım koynuma koydum ve yattım mavimm..bu gece buna ihtiyacım var cancağazım...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canımm çok üzme kendini, her şey yoluna girer,
      sen kendini yıpratmaa.

      Sil
  12. “Para benim için ikinci planda” diyenler gitti, yerine hesap makinesine benzeyen insanlar geldi.
    Ne güzel ne tatlı bir dokunuş baharcım,
    Sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hesapçı insanlar fazlalaştı ne yazık ki mügecim.
      sevgiler benden de:)

      Sil

 
Copyright © 2010-2014. maviye iz süren - Konular · Yorumlar
Düzenleme: Ferhat Bayram