9 Ekim 2013 Çarşamba

Daha fazlası


Zaman, gerçeklerin yansımasını ayrıştırırdı. O, iyi bir ayrıştırıcıydı. İnsanın özünde ne varsa dışarı çıkarırdı. Düzlem, insanın ne olmak istediği ile ne olduğu arasındaki uçurumu gösteremezdi. O iki olgu arasına köprüler kurmaya çalışırdı insan. Gidip gelirdi.

Arkada, sinsice insanı kendi düzlemlerine çeken ve o düzlemlerde şekillenmesini isteyen düzenler vardı. Oradan tutardık yaşamı ve kandırırdık kendimizi.

Usumuzu boyunduruğuna sokan ve usumuzun sınırsızlığını sınırlayan bir minvalde yürürdük. Her sabah aynaya yeni bir suretimiz değerken, kalıplaşmış benimiz değişmezdi. Kalırdı. Değişmesi aykırı olurdu. Değiştirmeye kalkışırsan akordu bozuk yaftasını yerdin. Asıl akordu bozuk olanlar o yaftalayanlardı. Çünkü onlar bozukluklarının farkında bile değillerdi.







 
Copyright © 2010-2014. maviye iz süren - Konular · Yorumlar
Düzenleme: Ferhat Bayram