2 Şubat 2013 Cumartesi

Düşsavar

Ne sanmıştın?

Bu yol bildiğin bir yola ya da bildiğin bir adrese mi çıkar sanmıştın.Söylesene,haykırsana bana acı gerçekleri hayatın en acınası halinden türettiğin kızarmış kelimelerinle yanında da buğusu tüten bir çay eşliğinde bir kahvaltı hazırlasana.
Ne olur bana gerçekleri ağır ağır söyle,öyle pat diye söyleme.

Otursana,tamam kahvaltıyı sonra hazırla.
İnsanı çılgına döndüren duygulardan dem vursana.Duygular,insanı yoldan çıkaran şarkılar,bir de yalan,düzmece yaşamları anlatan yazarlar,kitaplar,şiirler hepsi birleşince insanın hislerini kaynar bir kazanda pişirirler.Sen de o kazanın içinde gerçekleri göremez olursun sonra buharlaşırsın ve gerçeğe çarptığında bir daha sen olursun ama bu sefer ki sen bambaşkadır yani kaynama öncesi ve kaynama sonrası farklılaşan bir madde gibidir.
Sana duyguları anlatan ben aslında onlardan yakasını savuramayan bir melankoliğin ta kendisiyim.Sense hayatın acıtan yanından kendini savurmayı bilen,onun gülen yüzünden tutmayı becerebilen usta bir komedyenin ta kendisi.Odayı çınlatan kahkahan ve gülünce kaybolan gözlerin bir de unuttuğun sözlerin vardı.Şimdi bunları hatırlatmak gibi bir derdim yok.Sadece beni yapayalnız bıraktığın bir kararın sonrasında yanlışlara batan bir hayattan bahsedeceğim sana.
Verdiğimiz bir karar vardı.Senin aile meclisine çıkınca unuttuğun o karar sonrasında beni bir uçurumun dibine bıraktığın taze bir gün vardı.Ertesinde aceleyle verilmiş başka bir karar sonrası yalana batan bir yaşam.
Mutfak halısına dağılan nar taneleri gibi hayatımın her anına dağılmış mutsuzluğum vardı.
İşte seninle başlayan birbirine bağlı mutsuzluklar sarmalı…İşte senin payının olmadığı her daim kırıklıkları batan acılarım.
Ben,bu yolu da bilmiyordum bu yolun nereye çıkacağını da…Ben,aynı yola çıktığın insanın seni tüm hayatına mal olacak incitecek yansımalarda baş başa bırakacağını da bilmiyordum.
Ben,karlı bir kış gününde küçük bir gölette sabahı birlikte gülen gözlerle karşılamak gibi berrak sanmıştım hayatı.Güzel bir hikaye güzel başlarsa güzel sonla biter sanmıştım.Ben birlikte baş ederiz sanmıştım ben sanmıştım,kanmıştım,yanmıştım.
Tüm suçlu bendim ve tarihim asla beni affetmedi.

2 yorum:

  1. bazen sindirdiğimizi sandıklarımızın bizi sindirmeye başladığını görürüz ya.. batar, acıtır, kanatır.
    güveninin yıkılmazlığı toz bulutu olur, en çok da o yara olur içinde zaten. çabalarsın, birlikteliğe ve daha iyiye. olmaz. insan ya. oldurmayacak tabii. bunca hikaye ve bunca yarım kalmışlık, öylece duracak hafızanda.
    bizler kalacağız geriye işte, kuytu bir yarının içsel köşesinde bağdaş kurmuş, öylece..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bazen çabalamak sonuçsuz kalır.Yetmezsin,yarım bırakılmışlıkların içinde taze bir nefes almaya çalışırsın.
      Yürek çarpıntılarını döktüğünde yazının o büyüleyici dünyasına,biraz daha yeni bir sen olursun biraz daha aynı duraklardan geçenlerin öyküsüne katarsın kendini ve hayatın ölümsüzlüğünü belinden kavrarsın.

      Sil

 
Copyright © 2010-2014. maviye iz süren - Konular · Yorumlar
Düzenleme: Ferhat Bayram