9 Kasım 2012 Cuma

Ahtapot annem,Ben Ten Çocukları ve ben Caz

   
       6 Kasımda tam 34 aylık oldum yani 35. ayıma girdim.Annem atlamazdı,günü gününe notlarımı yazardı bugün de ben Gülce Naz olarak iki gün gecikme ile yazayım dedim.
      Günlerim güzel ve yoğun geçiyor.Sabahları erken uyanıyorum,annemin hazırlandığını hissetmemden mi çok erken yattığım için mi bilemiyorum ama kargaların kahvaltı ettiği vakit uyanmış oluyorum.Annem kıyafetlerimi akşamdan hazırlıyor babamda sabah kıyafetlerimi giydiriyor,sonra araba ile okula bırakıyor.Okulu seviyorum hele öğretmenimi...Ona canım öğretmenim deyip sarılıyorum.Geçen gün onu bizim eve kahve içmeye bile davet ettim.Annem bir öğleden sonra güzel mamalar yapalım öyle çağıralım dedi.Sınıfımda değişik davranışları olan,vurmaya,kırmaya,dağıtmaya can atan çocuklar var annemle ben onlara Ben Ten çocukları diyoruz.Onlarla yeni tanıştım ben.Geçen gün suluğumu okula götürmüştüm bu arkadaşlarım suluğumun biberona benzeyen ağzından dolayı bana "bebek,bebek"diye seslendiler "ben bebek değilim"diye bağırdım.Evet benim dünyam onlarınki gibi vurdulu,kırdılı çizgilerden türemiş değil,dünyamın renkli çizgileri peppe,barbi ve şirinler.Onlara da annem izin verdiği zamanlar takılıyorum.Barbiyi o kadar seviyorum ki anneme barbili,pembiş bir yorgan aldırdım ona sarınıp güzel uykulara dalıyorum.
      Okulda boyama,yapıştırma,kesme faaliyetleri yapıyoruz.En çok kesme de zorlanıyorum çünkü önceden annemle fazla kesme çalışması yapmamıştık.Diğer faaliyetlerde daha başarılıyım,geçen yapılan veli toplantısında öğretmenim öyle söylemiş anneme.Yaptığım etkinlikleri eve büyük bir gururla getiriyorum.Yukarıdaki çalışmayı da ben yaptım.Dişlerimi de düzenli fırçalıyorum.Kahvaltıyı okulda yapıyorum arkadaşlarımla dişlerimizi fırçalıyoruz akşamları da annem ya da babamla fırçalıyorum.Öğlen yemeğini de annem gelene kadar beklediğim için okulda yiyorum daha doğrusu yemiyorum hep paket yapıyorlar.Böyle yaptığım için ve annem öğlen yemeği menüsünü faydalı bulmadığı için bu aydan sonra okulda yemeyeceğim.Annemin sevmediğim pırasayı türlü şekillerde yedirme oyunları,eti eritip koyduğu çorbaları yemem için farklı kılıklara girdiği anlar yakın.Ne yapayım şu sıralar iştahım yok.Yememek için kırk takla atıyorum annem de aynı oranda farklı arayışlara giriyor.Bir de her gün anneme okul çıkışı bana ne sürpriz getirdin diyorum.O da bana balon,toka,sticker  gibi ufak ama şirin hediyeler getiriyor
      Okul çıkışı eve gider gitmez,kıyafetlerimi çıkarıp elimi yüzümü yıkayıp doğru yatağa gidip,mışıl mışıl uyuyorum.Uyandıktan sonra Montessorik annem ev okulu aktivitelerinden birini hazırlamış oluyor onu yapıyorum ya da ödevim varsa onu yapıyorum.Sonra annem elimin üstüne küçük bir yıldız yapıyor unutsa da ben hatırlatıyorum her gün yıldızımı alıyorum.Annem kitap okurken ben de kitaplarımı uydurduğum şekillerde okuyorum annem de bu halime gülüp kendisi bana okuyor.Bazen de hava güzelse parka gidiyoruz en çok kumla oynamayı seviyorum.Sonra müzik,dans saatimiz oluyor hareketli şarkılarda dans etmek çok eğlenceli.Annem akşam için yemek yaparken renkli taşlarımla oynamayı ve annemi izlemeyi seviyorum.Onu bir ahtapot olarak hayal ediyorum bir çok kolu olan.Öğrencilerine etkinlik hazırlar,evde hiç durmaz,yemek,temizlik,evi derleme toplama,benimle oyun,gezmeler,veli ziyaretleri,evin eksiklerini tamamlama gibi her şeye yetişmeye çalışır,say say bitmez.O benim ahtapot annem işte kaşıyacak sırtı yok gibi.
   Evdeki bütün küçük değişiklikleri,yeni alınan bir şeyi hemen fark ediyorum herhalde kız çocuğu olduğum için ayrıntıları görüyorum hemen.
    Yeni evimizde yeni komşularımızla tanışmadık henüz.Eski apartmandaki arkadaşlarımı çok özlüyorum.İstediğim bir şey olmadığı zaman çok bağırıyorum işte o zaman Gülce Caz oluyorum.
Şimdilik benim pembe bulutlu dünyamdan haberler böyle.Hepinize saf dünyamdan saf sevgiler.

4 yorum:

  1. canım ya çok güzel bir yazı olmuş beğendimm beğenmek ne kelime bayıldım!sizi ancak bu kadar güzel anlatabilirdin.nazımız,cazımız:))yukarıdaki resim çalışması da harika olmuş gülüşümün minik ellerinden.Ahtapot anne betimlemesi de cuk oturmuş her şeye nasıl bu kadar hızla ve itinayla yetişebiliyorsun hep hayretler içinde izlemeye devam ettim,edicem:)yazını okuyunca rahatladım valla.bişeler eksik diodum kendime:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Koşuşturmaca ile geçen zamanların kahramanları süpersonik anneler oluyor.Ne demişti Arzu abloş annelik "hem lezzetli hem zahmetli" aynen işte:)

      Sil
  2. Kocaman bir maşallah o zaman sana tatlı Gülce'cik :) Resim de harika ellerine sağlık :)

    YanıtlaSil

 
Copyright © 2010-2014. maviye iz süren - Konular · Yorumlar
Düzenleme: Ferhat Bayram