11 Eylül 2012 Salı

Temiz Hava


         Otururken bile ayaklarımı yere basmadığımı ve olmayan göbeğimden rahatsız olarak oturduğumu fark ettim.Geç uyuyup erken uyanıp,dört saatlik uykuyla  en sevdiklerinden birine verdiğin sözü tutmuş olmanın dayanılmaz hafifliğini yaşamak daha mutlu kılıyordu öteki benimi.Öteki benim yani herkesi memnun,mutlu kılmak isteyen benim,asi yanım,başka hayatların başka kahramanlarını düşleyen,çıkarımlarda bulunduğunu sanan girift yanım,Promises'i belki yüz defa dinleyip uçmasına ramak kalan yanım...
         Bugünlerde kapıyı açtığımda iyi haberler bırakılmıyor kapıma.Hayır diyorum sıkmayacağım kendimi.Soruyorum postacıya iyi haber yok mu diyorum,yüzüme bakıp "Yok abla keşke olsa da getirsem" diyor,imzalıyorum kağıtları çıkıp gidiyor.Sanki vaktim gelmiş,bu evde atılacaklar arasındayım.Neyse ki güzel gülüşler var çevremde.Kalkıp bana söylemeden mutfağa girip beni düşünen birileri var...Sarılıyorum onlara...
Sonra sarsıyorum kendimi,hep almayı bekleyenlerden uzaklaştırarak benliğimi,onların sancılarından,sanrılarından  uzaklaşarak sarsıyorum...Bütün birikmişleri atıyorum çöpe,sadeleştiriyorum evi,eşyaları yerli yerine koyup,kalbimdeki taşların yerlerini değiştirerek sağlam basıyorum yere.Sandalyede otururken,hayata karışırken,kaybettiklerimden kazandıklarıma varırken,yara kabuklarımı kaldırdıktan sonra daha sağlam basıyorum yere...Pencereyi açıyorum temiz hava girmeli odaya,beynime,ruhuma...Açık bırak pencereleri açık bırak..

4 yorum:

 
Copyright © 2010-2014. maviye iz süren - Konular · Yorumlar
Düzenleme: Ferhat Bayram