29 Ağustos 2011 Pazartesi

Anne Sütünden Kesme Ve Yeni Dönem...

- 1 yorum
Gülce doğduğundan bu yana 18 ay emziririm diye kendimi hazırlamıştım.18 ay beni yorsa da güzel bir şekilde emzirdim.Mayıs ayından sonra memeden kesme girişimim başarısızlıkla sonuçlandı.Benim duygusal davranmam,Gülce'yi biraz daha emzirme fikri,azılarını çıkarma sürecinde sakinleştirme amaçlı çok işe yarar düşüncesi ile emzirmeye devam ettim.Ancak günler geçtikçe Gülce daha da her şeyin farkında olmaya,uluorta meme istemeye,emzirme sıklıklarını azaltmaya çalışsamda o arttırmaya ve az yemeye başladı.Birçok blogda memeden kesme süreçlerini okudum.Bazıları çocuk büyüdükçe onu ikna etmenin daha kolay olacağını ve onun zaten kendi bırakmaya karar vereceğini falan anlatıyordu.Ancak Gülce farkındalık düzeyini arttırdıkça emme olayını da arttırmaya devam etti.İş çığrından çıkınca kademeli olarak kesme olayı bize hayal gözüktü nitekim o şekilde kesemedim de...Bir sigara bağımlısı gibi bir anda kesmeliydim.Önce kendimi hazırlamaya çalıştım anneliğin sadece emzirmek olmadığını yeterince emzirdiğimi,onun artık büyüğüdüğünü ve diğer besinlerden de düzenli bir şekilde alması gerektiğini kendime anlattım.İkna oldum mu?Yokk..Her defasında duygusal davrandım.Bu durumumu hisseden annem eylül dönemi evde keseceğim kararımı dinlemeyerek olaya el koydu.Geleneksel yollarla bebeği tiksindirme yolunu seçmemin uygun olcağını söyledi ve uyguladık.Üç geceyi atlatırsak unutacağını söyledi annem.İlk gün sabah emzirdim sonra anne sütünün tadının bozulduğunu,büyüdüğünü ve artık inek sütü içmesi gerektiğini anlattım.Dikkatini dağıtmaya çalıştım,dışarıda anneannesi ile vakit geçirdiler.Yemeğini güzel yedi.Gece uyumadan önce ballı süt hazırladım içmek istemedi.Sonra uyandığında içti.Uykuya geçerken bana sarıldı şarkılar söyleyerek,hikaye okuyarak uyudu.İkinci gün çok istemedi.Gece arada bir kaç defa uyandı sakinleştiridim,sarıldım.Üçüncü gün öğlen istedi.Meyve verdim,öğlen yemeğini verdim,dışarı çıkardım,oyun oynadım.Sonra sarılıp,kokumu almak ve uyumak istedi.Şarkı,ninni söyledim kucağımda uyuyakaldı.Arada aklına geldikçe "meme yook" dedi.Bende istediğinde sürekli açıklama yapıyorum.Artık büyüdüğünü ve inek sütü içmesi gerektiğini anlatıyorum.Uykuya dalarken beraber sarılarak uyuyorum.Bol bol sarılıyorum,bol bol öpüyorum kokluyorum onu.Daha çok sevgimi hissettirmeye çalışıyorum ve huysuzluklarına tahammül gösteriyorum.Memeden kesme döneminde bol bol ada çayı içilmesi gerektiğini,verilmeyen sütün sağılması gerektiğini ve annenin rahatsızlık hissetmemesi için gögüslerine bir iki tutam taze nane koyulmasının ağrılarını azalttığını öğrendim.Bizim memeden kesme sürecimiz böyle devam etmekte...Canım kızım bu süreci umduğundan kolay geçirecek gibi gözüküyor.Beni çok yormadığın için çok teşekkür ediyorum kızım...Seni çok seviyorum gül kızım,Gülce kızım:)))
Devamı >>

26 Ağustos 2011 Cuma

Günlerden...

- 1 yorum
Sevgili günnük,
bugün kendimi sinerjik,performansı yüksek,hiperaktif,neşeli buldum.Gülce vaziyetleri salmış durumda o bana uymadı ben ona uymaya başladım.Galiba böyle daha güzel,çaktırma:))Bende bu program,plan zihniyetimi az askıya alsam fena olmaz değil mi?(en azından tatilde...)Gülce ile evcilik oynuyoruz,dergi okuyoruz,puzzle yapıyoruz,süslenip püslenip gezmelere gidiyoruz,Gökçe'nin "Tuttu fırlattı kalbimi" şarkısını açıp dans ediyoruz,"Küçük kurbağa Küçük kurbağa" şarkısını beraber söylüyoruz(Gülce elleriyle ve ağzıyla mırıldanarak eşlik ediyor),kutu kutu pense oynuyoruz,saklambaç,sinek yakalamaca oynuyoruz.Dalından koparılmış incir,üzüm yiyoruz.

Bana gelince saçlarımı altın kahve-karamel karışık bir renge boyattım hoşuma gitti."az" adlı bir kitaba başlayacaktım bıraktım.Annemin yanında biraz çocuk oldum onu daha iyi anladım,onu daha bir sardım yüreğime.Elimde var olanlara şükrettim,şükür defteri oluşturdum kendime ve bana iyi geldiğini farkettim.Çok sevdiğim bir blog yazarının beni izlemeye almasına çok sevindim.Öğrencilerimi özledim,yeşil çayı az içtim.Eylülde okulun açılması ile kızımda oluşması muhtemel ayrılık kaygısını uzaklaştırdım kafamdan.Kıyıya vuran anılar depreşti içimde gülümsedim,törpüledim sert yanlarımı ve ciddiye almadım hayatı bir tüy kadar hafif hissettim kendimi.Daha bir sevgiyle kucakladım sevdiklerimi...Naif bir mutluluk işte kendi halinde ...


Ertelenen Sevdalar

ertelenen sevdaların
bedelini ödemiyor yaşam
o zaman şimdi, sımsıkı tutup yüreklerimizi
bir kez daha yitirmemek için geleceği
suskunluğu bozmanın zamanı gelmedi mi
özlemek yetmiyor
özlemleri sıraya koymak gerek
hikayenin bu yerinde
varsayımlar üzerine kurulan gelecekte
eğilmeden bükülmeden varabilmek için hedefe
kaçakcısı olmadan duyguların
yakalaya bilirsek birlikteliği
bu günde bizim yarın da...

Tayfun Talipoğlu


Devamı >>

19 Ağustos 2011 Cuma

1,5 yaş,tatil ve sonrası....

- 0 yorum

Tatil...Rutini seven bebeklere iyi mi gelir kötü mü gelir?Evde oluşturulmuş düzen tatilde ritmini kaybeder,bebeklikten çocukluğa adım atmakta olan bebeğiniz düzensizliği benimsemeye başlar.Siz de benim gibi düzeni seven bir anne iseniz bundan etkilenir ve göçebe gibi hissedersiniz kendinizi.Bu durumdan hoşnutsuzum diye söylemiyorum elbette ki…Bebeğiniz değişik bebeklerle kaynaşır,sosyalleşir,denizin tuzunu,güneşin en sıcağını hisseder,kumlarla oynar,akrabalardan gösterilen ilgiye karşı şirinlikler yapar…Kim bilir o da kendince bu düzensizliğin tadını çıkarıyor…
1,5 yaşa merhaba diyen bebeğinizdeki değişiklikler sizi şaşırtmaya devam eder.Konuşması,tercihleri,sezgileri son derece hızlanır.Kelime dağarcığı bayağı genişlemiştir.Her söylenileni tekrar etmeye ve iki –üç kelimelik cümleler kurmaya başlar.Bazen ciddi bir olaya verdiğiniz tepki sözcükleri,yanınızdaki ufaklık tarafından öyle güzel tekrar edilir ki o an ortamdaki ciddi hava yerini bol kahkahalı bir yere bırakır ve o küçük gülen yüzü öpe öpe bitiremezsiniz.Enerjimin
bittiğini hissettiğimde ona sarılıp bana enerji geçişimi olmasını istiyor ve onda var olan pozitif enerjiyi ben de hep hayatıma yaymaya çalışıyorum.Bu açıdan baktığımızda gerçekten bu minik yüreklerin ebeveynlerine güç verdiğini düşünüyorum.

Hamakta uyku keyfi,kuzunun haz etmediği AVM lerde gezme çabaları,balkonda abla kardeş kahve keyfi,sahilde akşam yemeği,yol üstünde satılan bahçe çileklerini yol boyunca bitirme yarışması,internetsiz doğal hayatla baş başa kendini dinleme,kitap okuma-ısrarla anne çocuk kitapları- vee geniş bir boş zamana çok gülceli dakikalar ekleme… Anne kız oyunlar,bol kucaklaşma,bol kudurmaca…
Bu dönemde çok sıcaklara denk gelen azı dişleri çıkarma süreci,sıcak kaynaklı ciltte oluşan alerjik tepkiler ve çok hareketliliğinden kaynaklı küçük kazalar bebeğinizin peşini bırakmayabilir.Tehlikeyi,temizi kirliyi,doğruyu yanlışı ayırt edemediği bu zamanlarda ebeveynlerin daima tetikte olması gerekiyor.Zira dikkat etmezseniz başına hiç ummadığınız şeyler gelebiliyor.Davranış konusunda limitler ve sınırlar koymak sizi bazen yorsa da buna ara vermemenin gerektiğini ve istikrarlı davranmanın erken olmadığı kanaatindeyim.Çünkü meşhur 2 yaş sendromu sırada beklemektedir.

İşteeee uzun bir tatil molasından sonra gelişmeler böyle.Son söz yerine:
“Çıkılan yolculuğun bir sonunun olması güzeldir.Ama sonunda önemli olan yolculuktur”
Ursula K. Le Guin
Devamı >>
 
Copyright © 2010-2014. maviye iz süren - Konular · Yorumlar
Düzenleme: Ferhat Bayram